Anayasa Mahkemesi’nin, CHP’nin eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a manevi tazminat ödemesine ilişkin yaptığı bireysel başvuruyu reddetmesi siyasetin gündemine oturdu. Kararın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP’nin “128 milyar dolar” söylemine sert sözlerle yüklendi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP tarafından geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a yönelik ortaya atılan iddiaların yargı süreçlerinde karşılık bulmadığını belirtti. Çelik, Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla birlikte söz konusu söylemlerin siyasi bir yalan olarak kayıt altına alındığını savundu. Çelik açıklamasında, yerel mahkeme, istinaf ve Anayasa Mahkemesi olmak üzere üç ayrı yargı aşamasında CHP’nin iddialarını delillendiremediğinin ortaya çıktığını ifade etti. AK Parti Sözcüsü, kamuoyuna sunulan iddiaların gerçeklerle örtüşmediğini ve bunun yargı kararlarıyla netleştiğini öne sürdü.
AYM ifade özgürlüğü ve itibar hakkı dengesine dikkat çekti
Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında ise ifade özgürlüğü ile kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir denge kurulmasının önemine vurgu yapıldı. Kararda, CHP’nin ileri sürdüğü iddialarla Berat Albayrak arasında doğrudan bir bağlantının yeterince ortaya konulamadığı değerlendirmesine yer verildi. Mahkeme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’na göre para politikaları ve ilgili işlemlere Merkez Bankası’nın kendi organlarının karar verdiğini hatırlatarak, rezervlerdeki değişim ile Albayrak arasında doğrudan ilişki kuran somut bir temellendirme yapılmadığını belirtti.
“İfade özgürlüğü ihlal edilmedi”
AYM kararında, yerel mahkemenin CHP’nin ifade özgürlüğü ile Albayrak’ın şeref ve itibar hakkı arasında gerekli dengeyi gözettiği ifade edildi. Başvurucu aleyhine hükmedilen tazminatın orantılı olduğu belirtilirken, mahkemelerin sahip oldukları takdir yetkisini aşmadıkları sonucuna ulaşıldığı kaydedildi. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, CHP’nin bireysel başvurusunda ileri sürdüğü ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yönündeki iddiayı kabul etmeyerek başvurunun reddine karar verdi.
