Bilim insanlarının yaptığı son araştırmalar, Güney Kaliforniya’da yer alan San Andreas ve San Jacinto fay hatlarında biriken enerjinin dikkat çekici seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Bölgenin uzun yıllardır deprem riski altında olduğu bilinirken, yeni bulgular tehlikenin daha geniş bir sistem üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
İsviçre Bern Üniversitesi’nden Dr. Liliane Burkhard liderliğindeki ekip tarafından hazırlanan çalışmada, iki fay hattının birbirini etkileyebilecek kadar yüksek bir gerilim altında olduğu ve bu durumun büyük ölçekli bir kırılma ihtimalini artırdığı ifade edildi.
Cajon Geçidi “deprem kapısı” olarak değerlendiriliyor
Araştırmanın en kritik noktalarından biri, Los Angeles’ın kuzeydoğusunda yer alan Cajon Geçidi oldu. Jeologlar tarafından “deprem kapısı” olarak tanımlanan bu bölge, San Andreas ve San Jacinto faylarının birbirine en yakın konumda bulunduğu stratejik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu bölgedeki kırılma, deprem enerjisinin tek bir fay hattında kalmasını engelleyerek diğer fay hattına aktarılmasına neden olabiliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde iki büyük fayın aynı anda kırılmasıyla çok daha güçlü bir deprem ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
Tarihsel depremler risk senaryosunu güçlendiriyor
Bölgedeki geçmiş depremler, fay hatlarının davranışına ilişkin önemli ipuçları sunuyor. 1857 yılında yaşanan büyük depremde kırılmanın Cajon Geçidi’nde durduğu ve ikinci fayın tetiklenmediği bilinirken, 1812’deki depremde kırılmanın bu bariyeri aşarak iki sistemi birden etkilediği ifade ediliyor. Uzmanlar, günümüzde ölçülen gerilim seviyelerinin geçmiş dönemlere kıyasla daha yüksek olmasının, benzer bir zincirleme kırılma ihtimalini yeniden gündeme taşıdığını belirtiyor.
Milyonlarca kişi ve altyapı hatları risk altında
Olası bir mega depremin Güney Kaliforniya’da özellikle Los Angeles Havzası ve çevresindeki yoğun nüfuslu bölgelerde ciddi yıkıma yol açabileceği belirtiliyor. Sadece yerleşim alanlarının değil, aynı zamanda bölgenin ulaşım ve enerji altyapısının da doğrudan etkilenebileceği ifade ediliyor.
