ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran savaşının ardından Orta Doğu’da yeni bir siyasi ve güvenlik düzeni oluşturmak için kapsamlı bir plan üzerinde çalıştığı iddia edildi.
Axios’un ABD’li yetkililer ve konuya yakın kaynaklara dayandırdığı özel habere göre henüz taslak aşamasında bulunan stratejinin, İran savaşının sona ermesinin ardından Washington’ın bölge politikasına yön vermesi amaçlanıyor. Planın aynı zamanda Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında izleyeceği Orta Doğu politikasının temel çerçevesini oluşturması bekleniyor.
Trump’tan dikkat çeken “çok daha büyük bir şey” mesajı
Haberde, savaş sonrası strateji çalışmalarının Trump yönetimindeki üst düzey siyasi kadrolar ile farklı devlet kurumları arasında sürdürüldüğü belirtildi. Trump’ın son haftalarda danışmanlarıyla gerçekleştirdiği iki ayrı toplantıda Orta Doğu planını değerlendirdiği ve farklı önerilerin masaya yatırıldığı aktarıldı. Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerinde İran’la savaşın ardından Orta Doğu’da “çok daha büyük bir şey” üzerinde çalışıldığını da dile getirdi. Beyaz Saray ise Axios’un konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
Washington’ın önceliği İran’ı çevrelemek
Taslak stratejinin en önemli unsurlarından birini İran’a karşı bölgesel bir yapılanma oluşturulması oluşturuyor. Washington’ın, ABD’nin bölgedeki müttefiklerini daha geniş bir güvenlik çerçevesinde bir araya getirerek İran’ı çevreleyecek bir bölgesel yapı kurmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Bu yapılanmada ABD’nin garantör bir rol üstlenmesi planlanıyor. Ancak stratejinin uygulanması konusunda önemli bir belirsizlik bulunuyor. ABD’nin bölgedeki tüm müttefiklerinin söz konusu yapılanmaya katılıp katılmayacağı henüz netlik kazanmış değil.
Gazze, Suriye ve Lübnan da planın parçası
Trump yönetiminin hazırladığı taslak yalnızca İran’a yönelik bölgesel yapılanmayla sınırlı değil. 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından ortaya çıkan Gazze merkezli gelişmelerin de yeni stratejinin önemli başlıkları arasında yer aldığı aktarılıyor. Washington’ın Gazze planının bir sonraki aşamasını güvence altına almaya çalıştığı belirtilirken, İsrail ile Suriye arasında bir güvenlik anlaşması yapılması da hedefler arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra İsrail ile Lübnan arasında varılan anlaşmanın uygulanmasının da savaş sonrası bölgesel planın bir parçası olarak ele alınması bekleniyor.
İbrahim Anlaşmaları genişletilecek
Trump yönetiminin planındaki bir diğer önemli başlık ise İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecinin genişletilmesi. Washington’ın İbrahim Anlaşmaları’nı daha fazla ülkeye yaymayı hedeflediği ve özellikle Suudi Arabistan ile İsrail arasında bir normalleşme anlaşmasına ulaşılması için çaba göstermeyi planladığı belirtiliyor. Suudi Arabistan’ın ardından başka bölge ülkelerinin de İbrahim Anlaşmaları’na dahil edilmesi, ABD’nin savaş sonrası Orta Doğu stratejisinin önemli hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.
İsrail seçimi Trump’ın planını etkileyebilir
Trump yönetiminin stratejik planlamasını etkileyebilecek iki önemli siyasi gelişme de bulunuyor. Bunlardan ilki 27 Ekim’de İsrail’de yapılması planlanan seçimler. Washington’ın, seçim sonrasında kurulacak yeni İsrail hükümetinin savaş sonrası stratejiyle iş birliği yapabilecek siyasi kapasiteye ve isteğe sahip olmasını beklediği aktarılıyor. Ancak bazı ABD’li yetkililere göre Trump, İsrail seçimlerinden çıkacak sonuç ne olursa olsun hazırlanan stratejinin hayata geçirilmesi konusunda baskısını sürdürecek. İkinci önemli siyasi dönemeç ise kasım ayında gerçekleştirilecek ABD ara seçimleri olacak.
“Üzerinde çalışıyorlar ama henüz hazır değil”
Axios’a konuşan ve sürece ilişkin bilgi sahibi bir kaynak, Trump yönetiminin planın tamamlanması için birkaç haftaya daha ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kaynak, stratejinin mevcut durumunu “Üzerinde çalışıyorlar ama henüz hazır değil” sözleriyle değerlendirdi. Aynı kaynağa göre planın temel amacı, Orta Doğu’daki birbirinden farklı görünen sorunları savaş sonrasında kurulması hedeflenen yeni bölgesel düzen içerisinde ortak bir çerçevede bir araya getirmek.
