Boşanma davalarında uzun süredir tartışma konusu olan nafaka uygulamasında yeni dönem için hazırlıklar sürüyor. Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nda yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesinin ardından ortaya çıkacak hukuki boşluğun yeni bir düzenlemeyle giderilmesi bekleniyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de nafakaya ilişkin yeni yasal düzenlemelerin 13. Yargı Paketi kapsamında ele alınacağını ve paketin ekim ayında Meclis’e sunulmasının planlandığını açıkladı.
Nafaka düzenlemesinde yeni kriterler gündemde
Yeni sistemin temel başlıklarından birini, boşanma sonrasında yoksulluk nafakasının hangi şartlarda ve ne kadar süreyle ödeneceğinin belirlenmesi oluşturuyor. Kamuoyuna yansıyan çalışmalarda nafakanın belirlenmesinde tek bir ölçüt yerine tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının birlikte değerlendirilmesi üzerinde duruluyor. Evliliğin ne kadar sürdüğü, tarafların gelir düzeyi ve nafaka talep eden kişinin çalışma imkanlarının bulunup bulunmadığı gibi unsurların mahkemelerin değerlendirmesinde dikkate alınması planlanıyor. Ancak yeni düzenlemenin kesinleşmiş bir kanun metni henüz bulunmadığından, hangi kriterlerin nasıl uygulanacağı ve nafakanın hangi sürelerle sınırlandırılacağı Meclis’e sunulacak teklifin ardından netleşecek.
AYM’nin kararı yeni düzenlemenin önünü açtı
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026’da Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının “süresiz” olmasına imkan veren ibareyi oy çokluğuyla iptal etti. Yüksek Mahkeme, iptal hükmünün yürürlüğe girmesini dokuz ay erteledi. Kararın ardından yeni düzenlemenin hazırlanması için çalışmalar hızlandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, AYM’nin kararının ardından tarafların haklarını gözeten yeni bir model oluşturulacağını açıklarken, konunun yargı paketlerinden birinin önemli başlıklarından biri olacağını belirtti.
Süresiz nafakanın yerine hangi sistem gelecek?
Yeni düzenlemede nafakanın otomatik olarak belirli bir süreye bağlanması yerine, mahkemelere somut koşulları değerlendirme imkanı sağlayacak bir sistem üzerinde çalışıldığı belirtiliyor. Bu kapsamda evliliğin süresi, tarafların maddi imkanları, çalışma durumu ve boşanma sonrasında ortaya çıkabilecek ekonomik koşulların birlikte ele alınması gündemde. Böylece nafaka kararlarının her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi hedefleniyor. Kamuoyuna yansıyan farklı taslak ve önerilerde nafakanın süresine ilişkin çeşitli modeller gündeme gelse de bunların henüz kesinleşmiş yasal düzenleme niteliğinde olmadığı belirtiliyor.
Çocuk nafakası kapsam dışında tutulacak
Yeni düzenlemenin esas olarak boşanma sonrasında eşlerden biri lehine hükmedilen yoksulluk nafakasına ilişkin olması bekleniyor. Çocukların bakım ve eğitim giderleri için ödenen iştirak nafakasında ise değişiklik yapılması öngörülmüyor. Dolayısıyla eşe bağlanan yoksulluk nafakası ile çocuk için ödenen nafakanın birbirinden ayrı değerlendirilmesi planlanıyor. Bu ayrım, AYM’nin iptal kararının da doğrudan yoksulluk nafakasının süresizliğine ilişkin olması nedeniyle önem taşıyor.
Kadının çalışma durumu da değerlendirilecek
Yeni sistemde nafaka kararının verilebilmesi için tarafların ekonomik koşullarının daha ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gündemde. Bu kapsamda nafaka talep eden kişinin çalışma imkanının bulunup bulunmadığı, mevcut gelir durumu ve boşanma sonrasında ekonomik olarak nasıl bir durumda kalacağı gibi unsurların hakim tarafından değerlendirilmesi planlanıyor. Evliliğin süresi de karar aşamasında dikkate alınması beklenen kriterler arasında yer alıyor. Böylece nafaka süresinin her dosyada aynı şekilde uygulanması yerine somut koşullara göre belirlenmesi hedefleniyor.
Boşanma ve mal paylaşımı davaları ayrılabilir
13. Yargı Paketi kapsamında yalnızca nafaka düzenlemesinin değil, boşanma davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik değişikliklerin de gündeme gelmesi bekleniyor. Bu kapsamda boşanma davasının mal paylaşımı anlaşmazlıkları nedeniyle uzun süre devam etmesinin önüne geçilmesi amacıyla iki sürecin birbirinden ayrılması üzerinde çalışıldığı belirtiliyor. Planlanan model hayata geçerse boşanma konusunda kararın daha erken verilmesi, mal paylaşımına ilişkin uyuşmazlıkların ise ayrı bir dava sürecinde ele alınması mümkün olacak.
13. Yargı Paketi ekim ayında Meclis’e gelecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 18 Eylül’de yaptığı açıklamada 13. Yargı Paketi’nde yargılamaların hızlandırılmasına yönelik çalışmalar yapılacağını ve paketin ekim ayında çıkarılmasının planlandığını söyledi. Nafaka konusunda ise AYM kararının ardından hazırlanacak yeni yasal çerçevenin pakete dahil edilmesi bekleniyor. Düzenlemenin nihai kapsamı, TBMM’ye sunulacak kanun teklifiyle birlikte kesinlik kazanacak.
