Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylaması, Yunanistan’da siyasi ve hukuki tartışmaları beraberinde getirdi. Kararın Doğu Akdeniz’deki dengelere olası etkileri Atina’da değerlendirilirken, Yunan Uluslararası Hukuk Profesörü Petros Liakouras da konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yunanistan merkezli iEidiseis.gr’nin “Insight” adlı yayınına katılan Liakouras, onay kararının Atina açısından olumsuz bir gelişme olarak görüldüğünü belirtti. Profesöre göre, kararın siyasi anlamı ile mutabakatın hukuki geçerliliğine etkisi ayrı ayrı ele alınmalı.
Liakouras, onayın hukuki etkisini tartıştı
Liakouras, parlamentonun aldığı kararın mutabakat açısından yeni bir hukuki sonuç doğurup doğurmayacağının önemli olduğunu söyledi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gerekli kabulün daha önce gerçekleştiğini savunan profesör, son onayın tek başına mutabakatın geçerliliğini değiştirmeyebileceğini ifade etti. Yunanistan’ın anlaşmaya başından itibaren itiraz ettiğini hatırlatan Liakouras, bu itirazların sonuç vermediğini savundu. Buna karşın parlamentonun onay kararının siyasi açıdan önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.

“Libya, Türkiye’nin arabasına bağlandı”
Türkiye ile Libya arasındaki yakınlaşmanın bölgesel dengeler üzerindeki etkisini değerlendiren Liakouras, parlamentonun onayının Libya’nın Ankara ile daha uyumlu bir çizgide hareket etmesi anlamına geldiğini ileri sürdü. Yunan profesör, “Libya’nın Türkiye’nin arabasına bağlandığını söylerken Ankara’dan gelen hamlenin hesapları bozduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı. Liakouras’ın değerlendirmesine göre, kararın öne çıkan sonuçlarından biri Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki siyasi konumuna sağladığı katkı. Profesör, gelişmenin Ankara’nın bölgedeki etkisini artırabilecek bir siyasi kazanım olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Türkiye bölgede daha da güçlendi”
Liakouras, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararının yalnızca hukuki açıdan ele alınmaması gerektiğini belirterek Doğu Akdeniz’deki güç dengelerine dikkat çekti. Türkiye’nin süreç boyunca mutabakat hükümlerinin uygulanmasına ilişkin güvence aradığını öne süren profesör, onay sürecinin tamamlanmasının Ankara açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Türkiye’nin bölgedeki konumunun güçlendiğini savunan Liakouras, kararın siyasi sonuçlarının da yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti. Ancak mutabakatın hukuki sonuçları ile siyasi etkilerinin birbirinden ayrılması gerektiğine ilişkin değerlendirmesi de öne çıktı.
“Herkesi şaşırttı, hazırlıksız yakaladı”
Yunanistan’ın Libya ile ilişkilerinde yaşadığı sorunlara da değinen Liakouras, Atina’nın gelişme karşısında hazırlıksız yakalandığını düşündüğünü belirtti. Profesör, “Açıkçası, sanırım herkesi şaşırttı, hazırlıksız yakaladı” sözleriyle kararın Yunanistan’daki etkisini değerlendirdi. Liakouras ayrıca Avrupa’nın bu süreçte Yunanistan’la dayanışma içinde olması gerektiğini savundu. Açıklamaları, Libya’nın onay kararının Atina’da yalnızca hukuki boyutuyla değil, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki siyasi etkisi bakımından da tartışıldığını ortaya koydu.
Doğu Akdeniz’de gözler Türkiye-Libya mutabakatında
Libya Temsilciler Meclisi’nin onay kararı, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatını yeniden bölgesel gündemin merkezine taşıdı. Yunanistan’da yapılan değerlendirmelerde kararın hukuki niteliği, siyasi sonuçları ve Doğu Akdeniz’deki dengelere olası etkileri öne çıktı.
