Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu kapsamında “Medeniyet Perspektifinden Türk Dünyası ve Gelecek Tasavvuru” başlıklı özel oturum gerçekleştirildi. Oturumun konuğu olan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Türk dünyasının ortak güvenlik anlayışı ve istihbarat alanındaki iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat’ın yaptığı oturumda konuşan Kalın, Türk dünyasını bir arada tutan temel unsurların devlet aklı, dil ve fikir birliği ile gönül birliği olduğunu söyledi. Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak değerler ve dayanışma temelinde önemli bir kurumsal yapıya dönüştüğünü belirten Kalın, teşkilatın hedefleri arasında milli değerlerin korunması, dil ve fikir birliğinin geliştirilmesi ve farklılıkların anlaşılmasına yönelik ortak bir yaklaşım oluşturulmasının bulunduğunu ifade etti.
“Türk Devletleri Teşkilatı hiçbir ülkeye tehdit değil”
Türk dünyasının geniş bir coğrafyada önemli bir ekonomik ve stratejik güce sahip olduğunu vurgulayan Kalın, yaklaşık 4,8 milyon kilometrekarelik alana yayılan ve 200 milyona yakın nüfusu barındıran Türk dünyasının ekonomik büyüklüğünün 2,17 trilyon dolara ulaştığını kaydetti. Orta Asya’dan Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Macaristan’a uzanan coğrafyanın küresel barışa katkı sunabilecek önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Kalın, Türk Devletleri Teşkilatı’nın başka ülkeler açısından tehdit veya rakip olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kalın, teşkilatın temel yaklaşımının karşılıklı çıkar ve eşitlik temelinde ilişkiler geliştirmek olduğunu belirterek, üçüncü taraflarla da dengeli ve iş birliğine açık bir anlayış benimsediklerini dile getirdi.
Ortak alarm sistemi devreye giriyor
Kalın’ın açıklamalarında en önemli başlıklardan biri, Türk devletlerinin istihbarat teşkilatları arasında oluşturulan ortak alarm sistemi oldu. Terörle mücadele, insan kaçakçılığı, radikalleşme ve çatışma bölgelerinden kaynaklanan tehditlere karşı istihbarat kurumları arasında yakın iş birliği yürütüldüğünü belirten Kalın, kurulan sistem sayesinde tehditlerin eş zamanlı takip edilebildiğini açıkladı. Kalın, “Hatta kurduğumuz alarm sistemiyle, bir yerde ortaya çıkan tehdidi aynı anda tüm paydaşlarla birlikte tespit ve takip etme imkanına sahibiz” ifadelerini kullandı. Bu sistemin Türk dünyasındaki güvenlik koordinasyonunu güçlendirdiğini belirten Kalın, istihbarat paylaşımının bölgesel tehditlere karşı ortak hareket etme kapasitesini artırdığını vurguladı.
“Hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz”
Türkiye’nin güvenlik yaklaşımının yalnızca ulusal sınırlarla sınırlı olmadığını ifade eden Kalın, ülkelerin kendi güvenliklerini sağlarken komşularının ve iş birliği yaptığı ortaklarının güvenliğini de gözetmesi gerektiğini söyledi. Güvenlik konusunda bencil davranılamayacağını ve sorumluluğun başka ülkelere devredilemeyeceğini belirten Kalın, bütüncül güvenlik anlayışının önemine işaret etti. MİT Başkanı Kalın, “Biz hep şu ilkeyle hareket ettik: ‘Hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz.’ Kendi güvenliğimi garanti altına almak için mutlaka paydaşlarımın, komşularımın, ortaklarımın güvenliğini de dikkate almak zorundayım” dedi. Kalın, Türk devletleri arasındaki güvenlik ve istihbarat koordinasyonu sayesinde geçmiş 20-25 yılda yaşanan bazı sınır sorunları ve toplumsal olayların büyümeden çözüme kavuşturulduğunu da kaydetti.
Siber tehditler ve dezenformasyon da gündemde
Türk devletlerinin istihbarat kurumları arasında siber güvenlik ve dezenformasyonla mücadele alanlarında da iş birliği yürütüldüğünü aktaran Kalın, sosyal medyanın manipülasyona açık bir mecra olduğuna dikkat çekti. Sosyal medyanın günümüzün kaçınılmaz gerçeklerinden biri olduğunu belirten Kalın, bu alanda ortaya çıkabilecek tehditlere karşı sürekli teyakkuzda olunması gerektiğini ifade etti. İstihbarat kurumları arasındaki düzenli toplantıların ve bilgi paylaşımının önemini vurgulayan Kalın, karşılıklı güvene dayalı ve şeffaf iletişimin ortak güvenlik politikalarının temelini oluşturduğunu söyledi.
Türk dünyasında kurumlar arası bağlar güçlendirilmeli
Kalın, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin yalnızca liderler düzeyindeki temaslarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Kurumlar, üniversiteler, akademisyenler ve düşünce kuruluşları arasında daha güçlü bağlantılar kurulmasının ortak geleceğe katkı sağlayacağını dile getirdi. Liderler arasındaki olumlu ilişkilerin toplumlara ve kurumlara daha hızlı yansıması gerektiğini ifade eden Kalın, Türk dünyasının bilim, kültür ve düşünce alanlarında da birbirini daha yakından takip etmesinin önemine işaret etti.
