Tunceli’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada dikkat çeken yeni açıklamalar geldi. Dosyayı yeniden ele alan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, soruşturmanın intihar ihtimalinden cinayet şüphesine evrilmesinde kritik bir teknik verinin belirleyici olduğunu söyledi.
Cansu, göreve gelir gelmez dosyanın yeniden açıldığını ve kapsamlı bir inceleme sürecine başlandığını ifade etti.
“Kritik eşik telefon sinyaliydi”
Başsavcı Ebru Cansu, soruşturmanın yönünü değiştiren en önemli bulgunun Gülistan Doku’nun kullandığı telefon hattına ait sinyal tespiti olduğunu belirtti. Cansu, hattın Ankara’da bir ilçede sinyal vermesinin dosyanın seyrini tamamen değiştirdiğini vurguladı.
Özel ekip ve binlerce saatlik görüntü incelemesi
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel bir ekip kuruldu. Kent genelinde KGYS ve PTS kayıtları yeniden incelenerek geniş kapsamlı bir veri havuzu oluşturuldu. Dosyaya 700 saati aşan kamera görüntüsü dahil edilirken, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki hareketlerinin saniye saniye analiz edildiği aktarıldı.
Operasyonlar ve tutuklamalar
Soruşturmanın ilerlemesiyle birlikte cinayet şüphesi kapsamında bir dizi operasyon düzenlendi. Farklı tarihlerde gerçekleştirilen baskınlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Dosya kapsamında bazı isimler hakkında ağır suçlamalar yöneltilirken, 12 kişinin tutuklandığı, bazı şüphelilerin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi.
Kırmızı bülten kararı ve yurtdışı bağlantısı
Soruşturma kapsamında ABD’de bulunduğu belirlenen Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı açıklandı. Dosyada yer alan dijital ve teknik incelemelerin, uluslararası bağlantı ihtimalini de gündeme getirdiği ifade edildi.
“Deliller dosyanın yönünü belirledi”
Başsavcı Cansu, soruşturmanın kişilere göre değil delillere göre ilerlediğini vurguladı. Sürecin disiplinli yürütüldüğünü ve dosyada elde edilen her yeni verinin soruşturmayı daha somut bir zemine taşıdığını belirtti. Cansu, hukuk önünde herkesin eşit olduğunu ve tüm değerlendirmelerin teknik bulgular üzerinden yapıldığını ifade etti.
