Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler ve sıkı para politikalarının etkisiyle finansman maliyetleri yükselmeye devam ediyor. Özellikle jeopolitik risklerin artırdığı enflasyon baskısı, kredi ve finansman oranlarında yukarı yönlü hareketi beraberinde getirdi.
Bu süreçte tüketiciler, yüksek faiz yükü nedeniyle alternatif finansman yöntemlerine yönelmeye başladı. Tasarruf finansmanı olarak bilinen “el birliği sistemi” de son dönemde öne çıkan modeller arasında yer aldı.
Banka finansmanında maliyet yüzde 60’a yaklaşıyor
Mevcut koşullarda taşıt alımı için kullanılan finansmanlarda maliyetler dikkat çekici seviyelere ulaştı. Güncel oranlarla 400 bin TL tutarında bir taşıt finansmanı kullanan tüketici, 24 ay sonunda yaklaşık 639 bin TL geri ödeme yapmak durumunda kalıyor. Bu tabloda toplam finansman maliyetinin 240 bin TL seviyelerine ulaşması, tüketicilerin daha düşük maliyetli seçenekleri araştırmasına neden oluyor.
500 Bin TL için organizasyon ücreti yüzde 7
Tasarruf finansmanı şirketleri tarafından sunulan sistemde ise farklı bir model uygulanıyor. Aylık 25 bin TL ödeme yapan bir tüketici, belirlenen vade sonunda 500 bin TL finansmana ulaşabiliyor. Bu sistemde tüketicinin karşılaştığı maliyet, faiz yerine organizasyon ücreti olarak tahsil ediliyor. Yüzde 7 seviyesindeki organizasyon ücreti, 500 bin TL için yaklaşık 35 bin TL’lik bir maliyet anlamına geliyor.
Finansman tutarı daha yüksek
Banka finansmanı ile tasarruf finansmanı karşılaştırıldığında maliyet farkının önemli seviyelere ulaştığı görülüyor. Uzmanlar, tasarruf finansmanı sisteminde bekleme süresi bulunmasına rağmen toplam maliyetin daha düşük olması nedeniyle tüketicilerin bu modele ilgi gösterdiğini belirtiyor. Özellikle araç satın almayı planlayan ve finansmana hemen ihtiyaç duymayan vatandaşlar için sistemin alternatif bir çözüm sunduğu ifade ediliyor.
Uzmanlardan bekleme süresi uyarısı
Sektör temsilcileri, tasarruf finansmanı sisteminde en önemli unsurun bekleme süresi olduğuna dikkat çekiyor. Finansmanın hemen kullanılmadığını belirten uzmanlar, buna rağmen mevcut faiz ortamında maliyet avantajının önemli bir tercih sebebi haline geldiğini vurguluyor.
