Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bakan Şimşek’ten Türkiye ekonomisi mesajı: ‘Borçluluk dayanıklılığımızı artırıyor’

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel borçluluğun dünya genelinde milli gelirin yüzde 300’ünü, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde 230’unu aştığını belirterek Türkiye’nin düşük borçluluk düzeyinin ekonomik şoklara karşı dayanıklılık sağladığını söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel borçluluğun dünya genelinde

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu’nda Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ve küresel ekonomik risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. MÜSİAD ile İbn Haldun Üniversitesinin desteğiyle gerçekleştirilen ve 30’dan fazla ülkeden temsilcinin katıldığı forumda konuşan Şimşek, küresel ekonomide artan borçluluk, ticarette korumacılık ve jeopolitik gerilimlerin ülkeler açısından önemli sınamalar oluşturduğunu belirtti.

Türkiye’nin görece düşük borçluluk düzeyinin ekonomik şoklara karşı hareket alanını genişlettiğini ifade eden Şimşek, ülkenin üretim kapasitesini ve uluslararası bağlantılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Türkiye’nin ekonomik avantajlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, enflasyonla mücadelenin de bütüncül politikalarla sürdürüleceğini kaydetti.

Şimşek küresel borç yüküne dikkat çekti

Dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan birinin yüksek borçluluk olduğunu belirten Mehmet Şimşek, küresel toplam borcun küresel hasılaya oranının yüzde 300’ü, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde 230’u aştığını söyledi. Türkiye’nin bu açıdan avantajlı bir konumda bulunduğunu dile getiren Şimşek, düşük borçluluk düzeyinin ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığı artırdığını ifade etti. Bu durumun, ekonomik şoklara yanıt verme ve makul büyüme performansını sürdürme açısından ülkeye daha fazla imkân sunduğunu belirtti. Şimşek, Türkiye’nin bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının gelişmekte olan piyasaların küresel ortalamasının yaklaşık yarısı seviyesinde olduğunu, kamu borcunun GSYH’ye oranının ise söz konusu ortalamanın yaklaşık üçte biri düzeyinde bulunduğunu aktardı.

Türkiye’nin lojistik ve enerji avantajları öne çıkıyor

Küresel ticaret ve lojistik ağlarında Türkiye’nin konumunu güçlendirmesinin önemine değinen Şimşek, ülkenin coğrafi avantajlarının uluslararası ticaret açısından fırsatlar sunduğunu söyledi. Türk Hava Yollarının dünya genelinde en fazla noktaya uçan hava yolu şirketi olduğunu hatırlatan Şimşek, güvenilir bir ortak olmanın uluslararası bağlantıları artırmaktan geçtiğini belirtti. Küresel arz şoklarının Türkiye’ye bağlantısallık yatırımlarını geliştirme fırsatı sunduğunu kaydeden Şimşek, Pekin ile Londra arasındaki hızlı bağlantılardan bazılarının Türkiye üzerinden sağlandığını ifade etti. Çin’den İngiltere’ye demir yoluyla yük taşınmasının 18 gün sürdüğünü belirten Şimşek, Türkiye’nin bu güzergâhlardaki konumunun önemine işaret etti. Türkiye’nin enerji alanında da bölgesel bir merkez olma özelliği taşıdığını vurgulayan Şimşek, bu avantajların daha etkin değerlendirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Türkiye yeni ticaret ortaklıkları kurmayı hedefliyor

Küresel ticarette korumacılığın ve ticaretin parçalanmasının önemli sorunlar arasında yer aldığını belirten Şimşek, Türkiye’nin bu gelişmelere karşı daha fazla ülkeyle ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi amaçladığını dile getirdi. Kurallara dayalı ticaret çerçevesinde yeni ortaklıklar kurmak istediklerini ifade eden Şimşek, Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşmalarına yönelik müzakerelerin sürdüğünü açıkladı. Türkiye’nin mevcut serbest ticaret anlaşmalarına da değinen Şimşek, Gümrük Birliği dahil 54 anlaşmanın bulunduğunu, bazı komşu ülkelerle de tercihli ticaret anlaşmalarının yapıldığını belirtti. Bölgesel çatışmalar karşısında Türkiye’nin barış ve istikrarı destekleyen bir yaklaşım benimsediğini söyleyen Şimşek, bu tutumun ekonomik refah açısından da önem taşıdığını kaydetti.

Türkiye üretim merkezi konumunu korumak istiyor

Türkiye’nin önemli bir üretim merkezi olduğunu ve bu konumunu sürdürmeyi hedeflediğini belirten Şimşek, imalat sanayisinin kişi başına düşen GSYH’ye oranla oluşturduğu katma değer bakımından Asya Kaplanları ile başa baş seviyede bulunduğunu söyledi. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili alanlarda yatırımları desteklemek amacıyla yatırım taahhütlü avans kredisi imkânı sunduklarını anlatan Şimşek, bu kapsamda piyasa faiz oranının yaklaşık üçte biri düzeyinde faizle, 10 yıl vadeli ve iki yıl geri ödemesiz dönem içeren kredilerin kullanılabildiğini ifade etti. Hizmet sektörünün de Türkiye açısından önemli bir büyüme alanı olduğunu belirten Şimşek, hizmet ihracatının güçlü bir konumda bulunduğunu söyledi. Turizm ve sağlık turizminin yanı sıra Türk dizilerinin uluslararası başarısına ve video oyunları sektörünün gelişimine de değinen Şimşek, bu alanlarda önemli bir potansiyel gördüklerini kaydetti. Türkiye’nin uluslararası müteahhitlik alanındaki konumuna da değinen Şimşek, Engineering News-Record dergisinin 2026 yılı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde Türkiye’nin Çin’in ardından ikinci sırada yer aldığını belirtti. Şimşek ayrıca Türk üniversitelerinde 380 bin uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü aktardı.

Türkiye’nin önünde 18-20 yıllık nüfus fırsatı bulunuyor

Küresel ölçekte yaşlanan nüfusun ülkeler için yeni ekonomik sorunlar oluşturduğunu belirten Şimşek, düşen doğurganlık oranları ve çalışma çağındaki nüfusun azalmasının iş gücü piyasalarını etkilediğini söyledi. Türkiye’nin çalışma çağındaki nüfus artışının hâlâ pozitif bölgede bulunduğunu ifade eden Şimşek, ülkenin bu açıdan 18-20 yıllık bir fırsat penceresine sahip olduğunu dile getirdi. Kadınların iş gücüne katılım oranının düşük seviyede bulunduğuna da işaret eden Şimşek, daha fazla kadının istihdama katılmasını sağlamak amacıyla reformlar yapmayı hedeflediklerini belirtti.

Yapay zekâ ve yeşil dönüşüm yatırımları hızlanacak

Yapay zekânın küresel ekonomi üzerinde hem dönüştürücü hem de yıkıcı etkiler oluşturabileceğini söyleyen Şimşek, Türkiye’nin bu alandaki hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin yapay zekâya hazırlık bakımından gelişmekte olan ülkelerin önünde olduğunu ancak gelişmiş ekonomilerle aynı seviyede bulunmadığını belirten Şimşek, daha fazla çalışma yapılması gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda 5G ve fiber altyapıya yatırım yapıldığını belirten Şimşek, enerji arzını desteklemek amacıyla nükleer enerji yatırımlarının da önem taşıdığını söyledi. İklim değişikliğinin gerçek bir sorun olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye’nin sulama altyapısını geliştirmeye ve iklim değişikliğine dayanıklı tarımsal üretimi desteklemeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü aktardı. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını hatırlatan Şimşek, yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon hedeflerinin hızlandırılacağını belirtti.

Şimşek enflasyonla mücadelenin süreceğini söyledi

Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mehmet Şimşek, milli gelirin mevcut döviz kurlarıyla 2026 yılında yaklaşık 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’nin geniş nüfusu ve güçlü altyapısıyla önemli bir ekonomik kapasiteye sahip olduğunu belirten Şimşek, buna rağmen yüksek enflasyonun çözülmesi gereken temel sorunlardan biri olduğunu ifade etti.