İstanbul’un tarihi Kapalıçarşı’sında film senaryolarını aratmayan bir soygun yaşandı. Fatih Molla Fenari Mahallesi’nde bulunan Linavista Sarrafiye isimli iş yerinde meydana gelen olayda, yaklaşık 8 yıldır çalışan Emre C.’nin çelik kasadan yüz binlerce dolar ve Türk lirasını aldığı iddia edildi.
Şüphelinin soygunun hemen ortaya çıkmasını engellemek için kasaya para yerine mutfak malzemeleri bırakması ise soruşturmanın en dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu.
İş yerinde yalnız kalınca harekete geçti
Olay günü şirket sahibi Tarık E.’nin iş yerinde bulunmamasını fırsat bildiği belirtilen Emre C., mesainin sonlarına doğru diğer çalışanların dükkândan ayrılmasını sağladı. Ardından kendisine emanet edilen çelik kasanın anahtarını kullanarak kasaya yöneldi. İddiaya göre şüpheli, vezne ve kasada bulunan 699 bin 366 dolar, 430 bin 758 lira ve 806 avroyu siyah bir sırt çantasına doldurdu. Paraları aldıktan sonra soygunun hemen fark edilmemesi için başka bir yöntem devreye soktu.
Kasadaki paraların yerine tencere ve tava bıraktı
Emre C.’nin mutfaktan aldığı tencere, tava ve su şişelerini başka bir siyah çantaya koyduğu ve bunları çelik kasanın içerisine yerleştirdiği belirtildi. Kasayı yeniden kilitleyen şüpheli, iş yerinden ayrılarak evine gitti. Bu yöntem sayesinde kasanın dışarıdan bakıldığında dolu olduğu izlenimi oluşturulurken, iş yerindeki soygunun bir süre fark edilmemesinin amaçlandığı değerlendirildi.
Eşine “Çin’e gidiyorum” diyerek evden çıktı
İddiaya göre Emre C., eve gittikten sonra eşine şirket tarafından acilen Çin’e gönderileceğini söyledi ve valizini hazırlamasını istedi. Aynı gece saat 00.42’de İstanbul Havalimanı’ndan Çin’e uçtuğu belirlenen şüphelinin, kaçmadan önce çaldığı dolarların bir bölümüyle farklı kuyumculardan altın aldığı da güvenlik kamerası görüntüleriyle tespit edildi. İş yeri sahibi Tarık E. ise pazartesi günü dükkâna geldiğinde Emre C.’ye ulaşılamadığını öğrendi. Bunun üzerine durumdan şüphelenen iş insanı, yedek anahtarla çelik kasayı açtı. Kasada para yerine tencere, tava ve su şişelerini gören Tarık E., büyük bir soygunla karşı karşıya olduğunu anladı. Güvenlik kameralarının incelenmesiyle de olayın arkasındaki şüphelinin Emre C. olduğu tespit edildi.
Soygunun ardından şifreli mesajlaşma trafiği ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, çalındığı öne sürülen paraların bir bölümünün farklı kişilere aktarıldığı belirlendi. Yurt dışına çıktığı belirtilen Emre C.’nin, paranın bir kısmını akrabası Furkan A.’ya verdiği, Furkan A.’nın ise parayı taşımaktan çekinerek arkadaşı Berkay T.’ye devrettiği iddia edildi. Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de şüphelilerin iletişim yöntemi oldu. Şüphelilerin yakalanmamak amacıyla sahte Instagram hesapları oluşturdukları ve popüler çevrim içi savaş oyunu Mobile Legends üzerinden mesajlaştıkları belirlendi. Para transferlerinin de bu iletişim trafiği üzerinden koordine edildiği ortaya çıktı.
Sakarya’daki operasyonda 130 bin dolar ele geçirildi
Soruşturma kapsamında Sakarya’da düzenlenen operasyonda Berkay T. yakalandı. Şüphelinin aracında yapılan aramada soygunla bağlantılı olduğu belirtilen 130 bin dolar nakit para ele geçirildi. Yurt dışına çıktığı belirtilen Emre C. hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelinin kısa süre sonra yakalanarak gözaltına alındığı bildirildi.
“Şirketin gizli ortağıydım” savunması
Emre C.’nin ifadesinde suçlamaları kabul etmediği ve şirketle arasında alacak ilişkisi bulunduğunu öne sürdüğü belirtildi. Şüphelinin, “Ben şirketin gizli ortağıydım, aramızdaki alacak davası yüzünden hakkım olan parayı aldım” şeklinde savunma yaptığı aktarıldı. Ancak soruşturma kapsamında eşinin ve mesai arkadaşlarının ifadeleri ile sahte hesaplar üzerinden gerçekleştirildiği belirtilen iletişim trafiğinin de incelendiği kaydedildi.
Şüpheliler hakkında 7 yıla kadar hapis talebi
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Burak Ortaç tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından iddianame hazırlandı. İddianamede Emre C., Burak O., Furkan A., Berkay T. ve Okan C. hakkında “hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma” suçundan 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüphelilerin ayrıca kamu görevinden yoksun bırakılmaları da istendi. Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte şüpheliler hakkında kamu davası açıldı.
