İstanbul’da bir süredir akranına zorbalık uyguladığı öne sürülen 15 yaşındaki G.H.Ö. hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame doğrultusunda, şüpheli hakkında “kasten yaralama” ve “silahla tehdit” suçlarından hapis cezası talep edildi. Dava dosyasında, şüphelinin uzun süredir aynı okulda okuduğu K.A.’ya yönelik şiddet uyguladığı iddiaları yer aldı.
Olay günü, G.H.Ö.’nün elindeki bıçağı göstererek mağduru tehdit ettiği, ardından peşinden giderek darbettiği belirtildi. Kaçan K.A.’nın bir alışveriş merkezine sığınarak kurtulduğu ifade edildi. Güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle olay büyümeden engellenirken, yaşananlar güvenlik kameralarına da yansıdı.
Hapis cezası talebiyle dava açıldı
Hazırlanan iddianamede, şüpheli hakkında “kasten yaralama” suçundan 4 aydan 1 yıla, “silahla tehdit” suçundan ise 1 yıl 4 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istendi. Savcılık, mevcut deliller doğrultusunda kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğunu değerlendirdi.
Mahkemeden dikkat çeken tedbir: Okulu değiştirilecek
Mahkeme, yalnızca ceza sürecini değil, çocuğun geleceğini de kapsayan önemli tedbirler aldı. Bu kapsamda G.H.Ö.’nün üç ay süreyle okulunun değiştirilmesine karar verildi. Ayrıca şüphelinin mağdura yaklaşmaması ve belirli mesafeyi koruması yönünde koruma tedbirleri de uygulandı.
Zorunlu rehabilitasyon programı uygulanacak
Kararda, G.H.Ö.’nün öfke kontrolü, stresle başa çıkma ve şiddeti önlemeye yönelik eğitim programlarına katılması zorunlu tutuldu. Sürecin, İstanbul Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi koordinasyonunda yürütüleceği belirtildi. Ayrıca meslek edindirme kurslarına yönlendirilmesi de karara bağlandı.
Tedbirlere uymazsa zorlama hapsi uygulanacak
Mahkeme, alınan tedbirlere uyulmaması halinde şüpheli hakkında zorlama hapsi uygulanabileceğini de karara ekledi. Bu kapsamda ihlal durumunda 3 günden 30 güne kadar hapis cezası gündeme gelebilecek.
“Toplumsal risk artıyor” vurgusu
Mahkeme kararında, son dönemde çocukların suça sürüklenme oranındaki artışa dikkat çekilerek, bu tür olayların toplumsal açıdan ciddi risk oluşturduğu ifade edildi.
