Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda fon soruşturması ve tasfiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Finans piyasalarındaki mevcut tabloya ilişkin net mesaj veren Yılmaz, yaşanan gelişmelerin piyasaların tamamına yönelik bir risk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir” dedi.
“Soruna büyük ya da küçük anlam atfetmeyelim”
Cevdet Yılmaz, fon soruşturmasının kamuoyunda ele alınış biçimine de değindi. Medya ve sosyal medyada yapılan değerlendirmelerde konunun ne olduğundan büyük ne de olduğundan küçük gösterilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Lütfen bu soruna olduğundan büyük veya olduğundan küçük bir anlam atfetmeyelim” ifadelerini kullandı. Yılmaz, soruşturmayla ilgisi bulunmayan kurum ve yatırım araçlarının süreçten zarar görmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tasfiye ederken, vücudun kendisine zarar vermeyelim” dedi.
Tasfiye sürecinde Hazine kaynağı kullanılmayacak
Fonların tasfiye sürecinde oluşacak özel zararların Hazine tarafından karşılanmayacağını açıklayan Yılmaz, kamu kaynağı kullanılmayacağını net biçimde ifade etti. Yılmaz, “Bu süreçte oluşan özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağıdır” dedi. Risk düzeyi yüksek serbest fonlarda bankacılık sistemindeki mevduatlara benzer bir devlet garantisinin bulunmadığını belirten Yılmaz, bu fonlara yatırım yapanların profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı statüsünde olduğunu söyledi. Yılmaz ayrıca serbest fonlara yatırım yapabilmek için en az 10 milyon lira finansal varlık şartının bulunduğunu belirtti.
455 bin 758 yatırımcı için tasfiye süreci
Cevdet Yılmaz, tasfiyesi öngörülen 131 fonda toplam 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğunu açıkladı. Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre Ziraat Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151 bin 247, İş Bankası’nın sorumlu olduğu 6 fonda ise 388 bin 718 tekil yatırımcı bulunuyor. Olağan tasfiyeye tabi üç şirketin 17 fonunda yer alan 43 bin 643 yatırımcıya perşembe günü ödeme yapılacağını belirten Yılmaz, aynı şirketler kapsamında kalan 49 özel fonda ise 2 bin 98 kişinin bulunduğunu söyledi. Bu fonlardaki sorunların kendi kapsamları içerisinde çözülmesinin planlandığını ifade etti.
Küçük yatırımcılar için ara ödeme planı
Fon Koordinasyon Kurulu’nun tasfiye sürecinde uygulanacak esaslara ilişkin de bilgi veren Yılmaz, her fonun kendi kaynaklarının ve açılan hesaplara yatırılan tutarların değerlendirileceğini belirtti. Yatırımcılara genel olarak payları oranında dağıtım yapılacağını söyleyen Yılmaz, olağanüstü tasfiyeye tabi fonlarda 1 milyon liraya kadar ana para için ara ödeme planlanacağını açıkladı. Ödeme sürecinde küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarına öncelik verileceğini belirten Yılmaz, böylece tasfiye sürecinde yatırımcılar arasındaki önceliklendirmeye ilişkin çerçeveyi de ortaya koydu.
Hukuk dışı işlemlere ilişkin sert mesaj
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fon soruşturmasına ilişkin daha önce yaptığı açıklamaları da hatırlattı. Sorumluluğu bulunan ve spekülasyon veya manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağladığı belirlenen kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını belirten Yılmaz, “Hukuk dışı eylemlerde bulunan kim olursa olsun bunun sonuçlarına katlanacaktır” dedi. Yılmaz, yatırımcıların zararlarının giderilmesine yönelik çalışmaların yanı sıra benzer olayların tekrar yaşanmaması amacıyla idari ve hukuki tedbirlerin de hayata geçirileceğini söyledi.
Madoff, Jiwasraya ve Lime örneklerini verdi
Cevdet Yılmaz, dünya genelinde yaşanan fon skandallarını da gündeme getirdi. ABD’de 2008 yılında ortaya çıkan Madoff skandalı, Endonezya’da 2018’de yaşanan Jiwasraya krizi ve Güney Kore’de 2019’da gündeme gelen Lime fon skandalını örnek gösterdi. Denetim ve gözetim mekanizmalarının güçlü olduğu ekonomilerde dahi piyasa bozucu faaliyetlerin yaşanabileceğini savunan Yılmaz, bu tür yapıların kısa sürede tespit edilerek tasfiye edilmesinin önemine işaret etti. Yılmaz, fon soruşturmasının ardından yürütülen tasfiye sürecinin sermaye piyasalarını zayıflatmayacağını, aksine piyasaların sürecin ardından daha güçlü şekilde yoluna devam edeceğini ifade etti.
