Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin tarih, kültür, mimari, sanat ve edebiyat alanlarındaki birikimine vurgu yaptı.
Türk milletinin dünyada az rastlanan bir kültürel mirasa sahip olduğunu belirten Erdoğan, bu birikimin tesadüfen ortaya çıkmadığını söyledi. Tarihî eserlerin yüzyıllar boyunca oluşan bir anlayışın, estetik yaklaşımın ve ilim geleneğinin izlerini taşıdığını ifade etti. Erdoğan, merhum yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerine atıfta bulunarak, kültürel mirasın bilinmesinin toplumsal bütünlüğün anlaşılması açısından önem taşıdığını dile getirdi.
“Topkapı Sarayı başlı başına bir şaheser”
İçinde bulunduğu Topkapı Sarayı’nın her yönüyle özel bir eser olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin tarihî ve kültürel zenginliğine dikkat çekti. Erdoğan, “Bakınız şu anda içinde bulunduğumuz Topkapı Sarayı bile her yönüyle ve başlı başına şaheserdir” dedi. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki tarihî yapıların ve kültürel değerlerin de büyük bir mirasın parçası olduğunu belirten Erdoğan, bu alanları “açık hava müzesi” olarak nitelendirdi. Kültürel mirasın yalnızca korunmasının yeterli olmadığını ifade eden Erdoğan, mevcut birikimin geliştirilerek gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan’dan geçmişteki uygulamalara eleştiri
Konuşmasında geçmiş dönemlerde tarihî ve kültürel varlıklara yönelik uygulamaları eleştiren Erdoğan, Yıldız Sarayı’nın bir dönem gazino ve kumarhane olarak işletildiğini söyledi. Bazı el yazması eserlerin yurt dışına satıldığını, tarihî camilerin ise farklı amaçlarla kullanıldığını belirten Erdoğan, yaşananları kültürel mirasa yönelik bir hürmetsizlik olarak değerlendirdi. Erdoğan, tarihî yapıların ve nadide eserlerin korunmasının önemini vurgulayarak, kültürel değerlerin geçmişteki kullanım biçimlerinin toplumun tarih bilinci açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.
“Bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının en dikkat çekici bölümünde Türkiye’nin geçmişte uygulanan politikalar nedeniyle tarihî ve kültürel köklerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını savundu. Batılılaşma anlayışının yalnızca giyim kuşam üzerinden ele alınmasını eleştiren Erdoğan, bu yaklaşımın tarih ve kültürün inkâr edilmesine, millî ve manevi değerlerden uzaklaşılmasına yol açtığını söyledi. Erdoğan, “Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın ‘Batılılaşma ihaneti’ dediği bir politikanın ürünü olarak, batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkâr etmekte arayan, millî ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’dan kültürel mirası koruma mesajı
Türkiye’nin tarihî ve kültürel değerlerinin korunması gerektiğini yineleyen Erdoğan, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişteki uygulamaları eleştirirken tarihî eserlerin yalnızca fiziksel varlıklar olarak görülmemesi gerektiğini, bunların aynı zamanda toplumun kültürel hafızasını yansıttığını belirtti. Erdoğan, tarihî mirasın korunması ve zenginleştirilmesinin millî kimliğin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynadığını ifade etti.
“24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik”
Konuşmasının sonunda geçmişteki kültür politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, Türkiye’nin tarihî ve kültürel değerlerini reddeden bir anlayışla mücadele ettiklerini savundu. Erdoğan, “Hâlâ eski günlerin özlemiyle hareket edenler, reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında tarihî eserlerin korunması, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması ve millî kimlik vurgusu öne çıktı.
