MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Türkiye’de çoklu baro sisteminin geleceğine ilişkin tartışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yıldız, baroların hukuki statüsünden demokratik temsil sorununa, avukatların mesleki örgütlenme özgürlüğünden uluslararası hukuk ilkelerine kadar birçok başlığa değindi.
Türkiye’de bazı baro başkanlarının çoklu baro sisteminin kaldırılması yönündeki açıklamalarını eleştiren Yıldız, avukatların farklı mesleki örgütlenme modellerini tercih edebilmesinin temel haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yeni baro kurulabilmesi için aranan koşulların da avukat sayıları dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini istedi.
Feti Yıldız baro seçimlerinin ardından açıklama yaptı
Birçok ilde hafta sonu gerçekleştirilen baro seçimlerinin ardından değerlendirmelerde bulunan Feti Yıldız, baroların hukuk sistemi içerisindeki görevlerine ve temsil yapılarına ilişkin görüşlerini paylaştı. Baroların yalnızca avukatların mesleki faaliyetlerini düzenleyen kuruluşlar olmadığını belirten Yıldız, bu kurumların hukukun üstünlüğünün korunması, insan haklarının savunulması ve avukatlık mesleğinin saygınlığının geliştirilmesi açısından da önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade etti. Yıldız’ın açıklamasında özellikle Ankara ve İstanbul’da faaliyet gösteren 2 No’lu baroların geleceği ve çoklu baro sisteminin devam edip etmemesi konuları öne çıktı.
Baroların görevleri Avukatlık Kanunu’nda düzenleniyor
Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesine işaret eden Feti Yıldız, baroların görev ve sorumluluklarının yalnızca meslek mensuplarının ortak ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı olmadığını belirtti. Söz konusu düzenlemede baroların avukatlık mesleğini geliştirmek, mesleğin saygınlığını korumak, avukat ile müvekkil arasındaki ilişkileri düzenlemek ve hukukun üstünlüğü ile insan haklarını savunmak gibi görevlerinin yer aldığını hatırlatan Yıldız, baroların hukuk sistemindeki konumunun bu sorumluluklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kamu kurumu karıştırılmamalı”
Baroların hukuki statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yıldız, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile genel idari yapılanma içerisinde yer alan kamu kurumlarının birbirinden ayrılması gerektiğini savundu. Anayasa’nın 135. maddesini hatırlatan Yıldız, meslek kuruluşlarının belirli bir mesleğe mensup kişilerin ortak ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, meslek disiplinini korumak ve meslek mensupları arasındaki ilişkileri düzenlemek amacıyla faaliyet gösterdiğine işaret etti. Anayasa’nın 123. maddesi üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Yıldız, idarenin kuruluş ve görevlerinin hukuki çerçevesinin doğru anlaşılması gerektiğini belirtti. Baroların kendilerine özgü hukuki statüsünün genel idari teşkilat içerisindeki kamu kurumlarıyla aynı şekilde ele alınmaması gerektiği görüşünü dile getirdi.
Feti Yıldız’dan 2 No’lu baroların kapatılması tartışmasına tepki
Çoklu baro sisteminin kaldırılmasını savunan bazı baro başkanlarının açıklamalarını değerlendiren Feti Yıldız, bu yaklaşımın Ankara ve İstanbul’da faaliyet gösteren 2 No’lu baroların geleceğini de tartışmaya açtığını belirtti. Yıldız, farklı barolar çatısı altında örgütlenebilme imkânının avukatların mesleki tercihleri ve örgütlenme özgürlüğü açısından ele alınması gerektiğini ifade etti. Çoklu baro sistemine ilişkin tartışmaların yalnızca mevcut baroların yapısıyla sınırlandırılmaması gerektiğini savunan Yıldız, temel hak ve özgürlüklerin de göz önünde bulundurulmasını istedi.
Uluslararası hukuk belgelerini işaret etti
Avukatların örgütlenme özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerinde uluslararası hukuk belgelerine de değinen Feti Yıldız, Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı Temel Prensipleri, Avrupa Konseyi’nin 9 Numaralı Tavsiye Kararı, Uluslararası Avukatlar Birliği Morelia Şartı, Turin İlkeleri ve Havana Kuralları gibi metinlerin incelenmesini önerdi. Yıldız ayrıca Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne de işaret etti. Söz konusu belgelerin avukatların mesleki bağımsızlığı, örgütlenme özgürlüğü ve hukuk devletinin korunması bakımından taşıdığı öneme dikkat çeken Yıldız, Türkiye’deki baro yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde uluslararası standartların da dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD örneklerini verdi
Çoklu baro sistemine ilişkin tartışmalarda farklı ülkelerdeki mesleki örgütlenme modellerine de değinen Feti Yıldız, Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD’yi örnek gösterdi. İngiltere’de avukatların uzmanlık alanlarına göre farklı mesleki yapılanmalar içerisinde yer alabildiğini belirten Yıldız, ceza hukuku, ticaret hukuku ve aile hukuku gibi alanlara ilişkin örnekler verdi. Farklı ülkelerde çeşitli mesleki örgütlenme modellerinin uygulandığını ifade eden Yıldız, Türkiye’deki sistemin geleceği tartışılırken uluslararası örneklerden de yararlanılabileceğini belirtti.
“Barolarımızda demokratik temsilin olmadığını anlatmak zaman israfıdır”
Baroların yönetim yapısına yönelik eleştirilerini de dile getiren Feti Yıldız, Türkiye’de demokratik temsil konusunda sorunlar bulunduğunu savundu. Bazı barolarda küçük grupların yönetimde etkili olduğunu ve mesleki dayanışma yerine belirli bir ideolojinin sözcülüğünü yaptığını öne süren Yıldız, farklı düşüncelerin ve mesleki tercihlerin temsil edilmesi gerektiğine işaret etti. Baroların temel sorumluluklarının mesleki dayanışmayı güçlendirmek, avukatlık mesleğinin saygınlığını korumak ve hukukun üstünlüğünü savunmak olduğunu hatırlatan Yıldız, yönetim yapılarının bu görevler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Çoklu baro sistemi 2020 yılında yürürlüğe girdi
Türkiye’de çoklu baro sisteminin yasal altyapısı, 2020 yılında 7249 sayılı Kanun ile Avukatlık Kanunu’nda yapılan değişikliklerle oluşturuldu. Düzenleme kapsamında avukat sayısının 5 bini aştığı illerde, en az 2 bin avukatın imzasıyla yeni baro kurulabilmesinin önü açıldı. Böylece belirli koşulların sağlandığı illerde birden fazla baronun faaliyet göstermesine imkân tanındı. Düzenleme, yürürlüğe girmesinden itibaren hukuk çevrelerinde ve siyasi alanda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Sistemi savunanlar avukatların farklı mesleki ve örgütsel tercihlerde bulunabilmesini öne çıkarırken, karşı çıkanlar baroların bütünlüğü ve mesleki temsil yapısına ilişkin eleştiriler dile getirdi.
Feti Yıldız yeni baro kurma şartlarının değiştirilmesini istedi
Mevcut sistemde yeni baro kurulabilmesi için aranan şartları da değerlendiren Feti Yıldız, avukat sayısına ilişkin kriterlerin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Avukat sayısının 5 bini aşması ve yeni baro kurulabilmesi için en az 2 bin avukatın imzasının aranması gibi koşulların, illerdeki avukat sayıları dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini isteyen Yıldız, mevcut şartların örgütlenme hakkının kullanılmasını zorlaştırabileceğini savundu. Yıldız, baro kurulmasına ilişkin düzenlemelerin illerin koşullarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek avukatların farklı örgütlenme modellerini tercih edebilmesinin önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
“Avukatların örgütlenme hakkı önündeki engel behemehal kaldırılmalıdır”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, açıklamasının sonunda çoklu baro sisteminin geleceğine ilişkin görüşünü yineledi. Avukatların örgütlenme özgürlüğünün korunması gerektiğini belirten Yıldız, yeni baro kurulmasına ilişkin şartların avukat sayıları temelinde yeniden düzenlenmesini istedi.
Yıldız, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu şart illerimizdeki avukat sayısı göz önüne alınarak yeniden düzenlenmeli ve avukatların örgütlenme hakkı önündeki engel behemehal kaldırılmalıdır.”
