Feti Yıldız, siyasi partilerin iç seçimlerine ilişkin yargı yetkisi tartışmalarına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, mevcut yasal düzenlemelerin açık olduğunu belirterek, seçim süreçlerine ilişkin uyuşmazlıklarda hangi kanunun esas alınması gerektiğine işaret etti.
Feti Yıldız açıklamasında, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesinin 11. fıkrası yürürlükteyken, Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını ifade etti. Yıldız, bu çerçevede asliye hukuk mahkemelerinin yetkisinin sınırlı olduğuna dikkat çekerek, müdahalenin yalnızca belirli işlemlerle sınırlı kalması gerektiğini savundu.
Mahkemenin yetkisine ilişkin değerlendirme yaptı
Feti Yıldız, asliye hukuk mahkemelerinin siyasi parti kongre süreçlerinde yalnızca belirli aşamalarda yetkili olduğunu öne sürdü. Açıklamasında, seçim maddesine kadar olan işlemler ile seçim sonuçlarına ilişkin süreçlerin farklı hukuki mekanizmalar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ima etti.
Siyasi partiler kanununa dikkat çekti
Yıldız, açıklamasında ayrıca seçimlerin iptali ve yenilenmesine ilişkin hükümleri düzenleyen yasal çerçeveye de atıfta bulundu. 2820 sayılı kanuna göre, seçimlerde usulsüzlük tespit edilmesi halinde seçimlerin yenilenmesine karar verilebildiği ve sürecin seçim kurulları tarafından yürütüldüğü ifade edildi.
Kurultay davası sonrası tartışmalar büyüyor
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay sürecine ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından başlayan tartışmalar, hukuk ve siyaset çevrelerinde devam ediyor. Daha önce Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği karar sonrası parti yönetimi ve delegasyon sürecine ilişkin farklı yorumlar gündeme gelmişti.
Önceki açıklamalarla birlikte değerlendirme yapıldı
Feti Yıldız, daha önce de seçim yargısı ile hukuk mahkemeleri arasında ortaya çıkan yetki karmaşasının giderilmesi gerektiğini ifade etmişti. Yıldız’ın son açıklaması, siyasi partiler hukukuna ilişkin tartışmaları yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
