İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile yürütülen görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada anlaşmanın zamanlamasına dair net bir tarih vermekten kaçındı. Bekayi, mutabakatın kısa vadede imzalanmayabileceğini ancak “önümüzdeki günlerde imzalanma ihtimalinin dışlanamayacağını” ifade etti.
Tahran cephesi, sürecin hassas ilerlediğini vurgularken özellikle ABD tarafının tutumundaki değişkenliğe dikkat çekerek temkinli bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini belirtiyor.
“İslamabad Bildirisi”nde kritik eşik: Arabuluculuk trafiği hızlandı
ABD ile İran arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler, “İslamabad Bildirisi” adı verilen çerçevede yeni bir aşamaya geçti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in anlaşmanın kısa süre içinde sonuçlanabileceğine dair açıklamasının ardından diplomatik temasların yoğunlaştığı belirtiliyor. Sürecin Katar ve Pakistan üzerinden yürütülen mekik diplomasisiyle son aşamaya taşındığı ifade ediliyor.
12 milyar dolarlık finansal formülün detayları ortaya çıktı
Anlaşmanın en dikkat çeken başlıklarından biri, Katar’ın hazırladığı 12 milyar dolarlık finansal paket oldu. Plan kapsamında Katar bankalarında bloke bulunan 6 milyar dolarlık İran varlığının doğrudan serbest bırakılması öngörülüyor. Kalan 6 milyar dolarlık bölümün ise İran’a düşük faizli ticari kredi olarak kullandırılması gündemde. Ancak uzmanlar, bu paketin doğrudan serbest nakit anlamına gelmediğini, fonların büyük ölçüde insani ticaret kapsamında değerlendirileceğini belirtiyor. Gıda ve ilaç gibi yaptırım dışı kalemlerin finansmanı ön planda tutuluyor.
Tahran’da iç baskı artıyor: “Kırmızı çizgiler” vurgusu
Müzakereler sürerken İran içinde muhafazakar kanadın tepkileri de yükseliyor. İran Uzmanlar Meclisi üyesi Ayetullah Araki, yaptığı konuşmada müzakere sürecine ilişkin sert mesajlar verdi. Araki, İran’ın belirlenen “kırmızı çizgiler” doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini savunarak ABD karşısında başarı elde etmenin tek yolunun “güç politikası” olduğunu dile getirdi.
