Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarım işçisinin işçilik alacaklarına ilişkin önemli bir uyuşmazlığı karara bağladı. Davaya konu olayda B.G., yaklaşık 8 yıl boyunca bir narenciye bahçesinin bakımını üstlendiğini ve ailesiyle birlikte bahçedeki kulübede yaşadığını belirterek işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürdü.
B.G., bahçenin bakımından hayvanların ihtiyaçlarına kadar çeşitli işleri yaptığını, karşılığında ise cüzi bir ücret aldığını ve sigortasız çalıştırıldığını iddia etti. İş sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirildiğini savunan işçi, kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmesini talep etti.
Bahçe sahibi iş ilişkisi olmadığını savundu
Davalı bahçe sahibi ise B.G.’nin işçi olarak çalışmadığını öne sürdü. Bahçedeki kulübede çok düşük bir kira karşılığında kaldığını savunan davalı, taraflar arasında iş sözleşmesi ve bağlılık ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istedi. İş Mahkemesi, davanın reddine karar verdi. B.G.’nin bu karara yaptığı istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşındı.
Yargıtay iş ilişkisinin bulunduğuna hükmetti
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dava kapsamında dinlenen tanıkların B.G.’nin söz konusu işyerinde çalıştığını doğruladığına dikkat çekti. Yüksek Mahkeme kararında, tanık anlatımlarının B.G.’nin çalışma karşılığında davalıya ait evde kaldığı yönündeki iddiasını desteklediği belirtildi. Dosyadaki deliller ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında iş ilişkisinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği ifade edildi. Kararda ayrıca B.G.’nin davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Tarım işçisi için kıdem tazminatı ayrımı yapıldı
Yargıtay kararının en dikkat çeken noktalarından biri, yapılan işin niteliğine ilişkin değerlendirme oldu. Yüksek Mahkeme, B.G.’nin bahçede yaptığı işin tarım işi kapsamında bulunması nedeniyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda B.G.’nin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı sonucuna varılırken, diğer işçilik alacaklarının ise ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
İhbar tazminatı ve yıllık izin alacağı hesaplanacak
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kıdem tazminatı hakkı bulunmamasına rağmen işçinin ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme ayrıca, B.G.’nin çalışma süresi boyunca davalıya ait evde kaldığının anlaşıldığına dikkat çekti. Bu nedenle çalıştığı dönem için asgari ücret üzerinden hesaplanacak toplam ücret miktarından, evin belirlenecek kira bedelinin mahsup edilmesi gerektiği belirtildi. Kararda, ödenmeyen ücret alacağının yanı sıra asgari geçim indirimi alacağının da değerlendirilerek hüküm altına alınması gerektiği ifade edildi.
Yargıtay alt mahkeme kararlarını bozdu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, B.G.’nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırdı. İş Mahkemesi’nin davanın reddine yönelik kararını da bozan Yüksek Mahkeme, dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar verdi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin kararı oy birliğiyle alındı. Böylece dosyada, iş ilişkisinin varlığı ve çalışmanın niteliği üzerinden işçinin hangi işçilik alacaklarına hak kazanabileceğine ilişkin önemli bir hukuki değerlendirme yapılmış oldu.
