Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mehmet Uçum’dan erken seçim ve yeni anayasa açıklaması: 2028 için tarih verdi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, seçimlerin büyük ölçüde 2028 yılının mart veya nisan ayında yapılmasının öngörüldüğünü belirterek “Seçimlere 18 ay kaldı” dedi. Çankaya Köşkü’nde gazetecilerle bir araya gelen Uçum; yeni anayasa, Terörsüz Türkiye süreci, Türk İş Kanunu ve ceza infaz düzenlemesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, seçimlerin büyük ölçüde 2028 yılının mart

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü’nde gazetecilerle gerçekleştirdiği görüşmede siyasi gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi. Önümüzdeki seçimlerin takvimine ilişkin konuşan Uçum, seçimlerin 2028 yılının mart veya nisan ayında yapılmasının büyük ölçüde netleştiğini söyledi.

Seçimlere yaklaşık 18 ay kaldığını belirten Uçum’un açıklaması, seçim takvimi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Uçum’un sözleri bir tarih öngörüsü niteliği taşırken, açıklamada kesinleşmiş resmî bir seçim tarihi duyurulmadı.

Yeni anayasa sürecinde 1 Ekim 2026 tarihi öne çıktı

Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, Hukuk Politikaları Kurulu olarak Adalet Bakanı ile konuyu ele aldıklarını ve çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Yeni anayasanın hukuk politikası perspektifi, mimarisi, temeli ve ilkeleri üzerine değerlendirmelerin devam edeceğini ifade etti. Türkiye’de yeni ve sivil anayasa ihtiyacının 1987’den bu yana tartışıldığını hatırlatan Uçum, siyasi partilerin geçmiş seçim dönemlerinde de yeni anayasa sözü verdiğini kaydetti. Artık somut başlıkların tartışılacağı bir döneme girilmesi gerektiğini belirten Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim’de ortaya koyduğu hedefe ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“1 Ekim 2026 tarihini yeni anayasanın yapım sürecinin başlangıç tarihi olarak belirleyebiliriz.”

Uçum, mevcut dönemin kalan süresinde yeni anayasanın fikri olgunlaşma sürecinin yaşanabileceğini, 2028 seçimlerinin ardından başlayacak 29. Meclis döneminde ise yeni anayasanın hazırlanmasının gerçekçi bir hedefe dönüşebileceğini söyledi.

Uçum, yeni anayasanın mutlaka referanduma sunulması gerektiğini söyledi

Yeni anayasa yapımı ile mevcut anayasada değişiklik yapılmasının birbirinden farklı süreçler olduğunu vurgulayan Uçum, anayasa değişikliğine ilişkin mevcut usullerin doğrudan yeni anayasa yapımına uygulanamayacağını ifade etti. Mevcut sistemde anayasa değişikliği için 360 milletvekilinin kabul oyuna ihtiyaç duyulduğunu, 400 ve üzerindeki kabul oylarında referandumun ihtiyari olabildiğini hatırlatan Uçum, yeni anayasa için ise halkın onayının zorunlu olduğunu belirtti. Uçum, “Sayısal meşruiyet açısından isterse 550-600 vekil kabul etsin, referandumsuz yürürlüğe sokulamaz yeni anayasa. Son onayı halktan alacaktır” dedi. Yeni anayasa sürecinin halkın iradesiyle başlaması ve yine halkın iradesiyle tamamlanması gerektiğini kaydeden Uçum, geniş toplumsal mutabakatla hazırlanacak bir anayasanın referandumdan da güçlü destek alabileceğini dile getirdi.

Yeni anayasa için önce hükümet sistemi üzerinde uzlaşma gerektiğini belirtti

Yeni anayasa çalışmalarında doğrudan madde yazımına geçilip geçilmediği sorusunu yanıtlayan Uçum, Türkiye’de geçmişten bugüne çok sayıda anayasa taslağının hazırlandığını söyledi. Hukuk Politikaları Kurulunun doğrudan taslak hazırlama görevi bulunmadığını belirten Uçum, kurulun sürece fikri katkı sunabileceğini ifade etti. Uçum’a göre yeni anayasa çalışmalarında öncelikle temel yaklaşımların tartışılması ve ortak bir fikri zeminin oluşturulması gerekiyor. Hükümet sistemi konusunda farklı siyasi partilerin farklı görüşlere sahip olduğunu belirten Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geliştirilerek sürdürülmesini savunanlarla parlamenter sisteme dönüşü isteyenler arasındaki ayrılıklara işaret etti. Yarı başkanlık modelinin de gündeme getirildiğini kaydeden Uçum, yeni anayasa konusunda ortak bir yaklaşımın önemini şu sözlerle vurguladı:

“Sen yeni anayasayı Büyük Türkiye mutabakatında yapmak istiyorsan önce bu hükümet modelinde anlaşman lazım.”

Uçum, anayasanın geleceğe ilişkin perspektifi üzerinde de mutabakat sağlanması gerektiğini belirtti.

Terörsüz Türkiye sürecinde yıl sonu mesajı verdi

Uçum, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Meclis tatile girmeden önce 467 milletvekilinin kabul oyuyla önemli bir yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini söyledi. 10 Ağustos’ta kabul edilen kanun kapsamında Takip ve Değerlendirme Kurulunun kurulduğunu ve çalışmalarına başladığını aktaran Uçum, kurulun alt komisyonlarını da belirlediğini ifade etti. Sürecin kanunda öngörülen tespit, teyit ve ilan aşamalarına göre ilerleyeceğini belirten Uçum, kanun kapsamındaki kişilerin altı aylık başvuru döneminde değerlendirileceğini kaydetti. Yıl bitmeden Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının açıklanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu söyleyen Uçum, 2027 yılının ilk yarısı tamamlanmadan yapılması gerekenlerin hayata geçirileceği aşamaya ulaşılabileceğini ifade etti. Sürecin ilerleyen aşamalarında Takip ve Değerlendirme Kurulunun ayrıntılı açıklamalar yapacağını da bildirdi.

Öcalan’ın statüsüne ilişkin değerlendirmede bulundu

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında Abdullah Öcalan’ın durumuna ilişkin soruları da yanıtlayan Uçum, Öcalan’ın hükümlü statüsünün değişmeyeceğini ve infaz süresinin askıya alınmayacağını söyledi. Öcalan’ın görevini yerine getirebilmesi için gerekli mekânın oluşturulmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, zamanı geldiğinde açık görüşün de mümkün olabileceğini belirtti. Bunun bir imtiyaz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Uçum, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuya ilişkin açıklamalarının önemine de işaret etti.

Yeni infaz düzenlemesi konusunda kesinleşmiş bir ayrıntı paylaşmadı

Ceza infaz düzenlemesinin somut bir aşamaya gelip gelmediği yönündeki soruya da yanıt veren Uçum, cezaevlerinde yaşanan kalabalıklaşma sorununun gündeme getirildiğini belirtti. Konuya ilişkin talepler bulunduğunu aktaran Uçum, açıklamasında yeni bir infaz düzenlemesinin kesinleştiğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

Yeni Türk İş Kanunu hazırlıklarında sona gelindi

Uçum’un açıklamalarında çalışma hayatını ilgilendiren yeni Türk İş Kanunu da önemli bir yer tuttu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ocak 2024’te çalışma hayatına ilişkin mevzuatın yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdiğini hatırlatan Uçum, farklı kanunlar arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi amacıyla çalışma başlatıldığını söyledi. Basın İş Kanunu, Deniz İş Kanunu ve Borçlar Kanunu başta olmak üzere çalışma hayatına ilişkin hükümlerin yaklaşık 40 farklı mevzuatta yer aldığını belirten Uçum, bazı düzenlemelerin eskidiğini ve çalışma hayatının bütün alanlarını kapsamadığını ifade etti. Türk İş Kanunu hazırlıklarında sona gelindiğini açıklayan Uçum, yeni düzenlemeyle çalışma hayatındaki farklı uygulamaların ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Basın çalışanlarını da yakından ilgilendirecek düzenlemenin önemli değişiklikler getireceğini belirten Uçum, yıl sonuna kadar bazı gelişmeler yaşanabileceğini söyledi. Bazı medya kuruluşlarının çalışan haklarını ihlal ettiğini savunan Uçum, hazırlanacak kanunun reform niteliğinde olacağını ve işverenle çalışan arasındaki menfaat dengesinin gözetileceğini dile getirdi.

Anayasa tartışmalarının sürmesi gerektiğini söyledi

Ana muhalefetin Meclis’teki bir oturumu terk etmesi ve bu atmosferde anayasa tartışmalarının yürütülüp yürütülemeyeceği yönündeki soruyu yanıtlayan Uçum, yeni anayasa konusunun günlük siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini belirtti. Çerçeve kanunların günlük siyasetten ziyade genel siyasetin ihtiyaçlarına yanıt verdiğini ifade eden Uçum, ilgili yasal düzenlemede en yüksek mutabakatın sağlandığını söyledi.

Suçlarla mücadele ve hukuk politikaları için çalışmalar sürecek

Uçum, suçlarla mücadele alanında yeni hukuk politikaları geliştirilmesi için de çalışmaların devam edeceğini bildirdi. Yeni anayasa, Terörsüz Türkiye süreci ve çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerin yanı sıra farklı hukuk politikası başlıklarında da değerlendirmeler yürütüleceğini belirtti.

Halk TV soruşturmalarına ilişkin konuştu

Halk TV hakkında yürütülen süreçlere ilişkin soruyu da yanıtlayan Uçum, soruşturma ile kesinleşmiş suç arasındaki ayrımın gözetilmesi gerektiğini ifade etti. Soruşturmaların şüphe üzerine başlatıldığını belirten Uçum, savcılıkların soruşturmayı gerektiren bir durum gördüklerinde harekete geçtiğini söyledi. Uçum, soruşturma başlatılmasının tek başına tartışma konusu yapılmaması gerektiği yönünde değerlendirmede bulundu.