Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mehmet Uçum’dan Terörsüz Türkiye mesajı: ‘Önüne geçilemeyecek’

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde geçiş sürecinde önemli mesafe alındığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde geçiş

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği aşamayı ve sürece yönelik olduğunu belirttiği aksatma girişimlerini değerlendirdi. Uçum, 7595 sayılı Kanun’un uygulamaya girmesiyle sürecin yeni bir döneme geçtiğini belirterek, hedefe ulaşılmasının önüne geçilemeyeceğini savundu.

Sürecin adlandırılmasına da açıklık getiren Uçum, bunun bir “çözüm süreci” değil, “geçiş süreci” olduğunu ifade etti. Uçum’a göre, geçiş sürecinde önemli ilerleme kaydedildi ve bundan sonraki aşamada yasal düzenlemenin uygulama adımları belirleyici olacak.

Uçum, “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni döneme işaret etti

Mehmet Uçum’un değerlendirmesinde, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024’te Ahlat ve Malazgirt programlarında ortaya koyduğu yaklaşımla fikrî olarak başladığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çıkışlarıyla pratik aşamaya geçtiği ve Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla yeni bir aşamaya ulaştığı belirtildi. Uçum, TBMM’de yürütülen komisyon çalışmaları ve 467 milletvekilinin kabul oyuyla geçen çerçeve yasanın ardından 18 Ağustos 2026’da yasanın Resmî Gazete’de yayımlanmasını yeni dönemin başlangıcı olarak değerlendirdi.

7595 sayılı Kanun’un uygulama süreci başladı

Uçum’un açıklamasına göre, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, geçiş sürecinin hukuki çerçevesini düzenliyor. Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Takip ve Değerlendirme Kurulu oluşturuldu. Kurulun toplantılarında sürecin planlamasının yapıldığını ve kanun kapsamında alt komisyonların belirlendiğini aktaran Uçum, sahadaki tespit çalışmalarına yönelik uygulamaların da başladığını kaydetti. Sürecin ilerlemesinde kanunun öngördüğü aşamaların adım adım uygulanmasının önem taşıdığını vurguladı.

Erteleme kararları için üç koşulun birlikte sağlanması gerekiyor

Uçum, geçiş süreci kanunundaki erteleme mekanizmasının belirli aşamalara bağlı olduğunu belirtti. Buna göre, ilk aşamada örgütün fiilî varlığını sona erdirdiğine ve silah ile mühimmatın teslim edildiğine ilişkin tespitlerin teyit edilmesi gerekiyor. Bu konuda Millî Güvenlik Kurulu kararının alınması ve Resmî Gazete’de yayımlanması genel koşul olarak tanımlanıyor. İlanın ardından kapsama giren kişilerin altı ay içinde yetkili mercilere yazılı başvuruda bulunması gerekiyor. Başvuruların ardından cumhuriyet savcılıkları, mahkemeler ve infaz hâkimlikleri tarafından inceleme yapılacak. Uçum’un aktardığı çerçeveye göre, erteleme kararı verilebilmesi için başvurucunun kişi bakımından kanun kapsamında bulunması, ilişkili suçların kanun kapsamına girmesi ve suçların istisna tutulan suçlardan olmaması gerekiyor. Koşulların sağlanmaması hâlinde başvurunun reddedilebileceği, kararlara karşı itiraz yolunun da bulunduğu ifade edildi. Erteleme döneminde terör suçu işlenmemesi durumunda ise kişinin hukuki durumuna göre takipsizlik, davanın düşmesi veya cezanın infaz edilmiş sayılması gibi sonuçların gündeme gelebileceği belirtildi.

Uçum’dan Öcalan’ın statüsü tartışmalarına ilişkin değerlendirme

Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin tartışmaların sürecin amacından uzaklaştırıldığını savundu. Uçum, İmralı’da cezaevi binasına bağlı bir ünitenin oluşturulmasını, Öcalan’ın süreçte üstleneceği role uygun çalışma ortamı sağlanması çerçevesinde değerlendirdi. Öcalan’a sağlanan imkânların serbest bırakılma veya ayrıcalık tanınması şeklinde yorumlanmasına karşı çıkan Uçum, bu tartışmaların süreci aksatmaya yönelik olduğunu ileri sürdü. Uçum, sürece ilişkin uygulamaların ilerlemesinin, aksatma çabalarının sonuç vermeyeceğini gösterdiğini savundu.

“Terörsüz Türkiye” süreci ile yeni anayasa tartışmalarını ayırdı

Uçum, “Terörsüz Türkiye” sürecinin diyalog, yeni anayasa çalışmalarının ise müzakere süreci olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Bu iki sürecin farklı dinamiklere ve muhataplara sahip olduğunu ifade eden Uçum, yeni anayasa ve demokratikleşme başlıklarının geçiş sürecinin şartı hâline getirilmemesi gerektiğini savundu. Yeni anayasanın toplumun bütün kesimlerini kapsayan bir anlayışla hazırlanması gerektiğini belirten Uçum, anayasa tartışmalarının etnik ve kimlik siyaseti üzerinden yürütülmesine karşı çıktı. Uçum, 28. Dönem TBMM’nin kalan süresinde yeni anayasanın temel yaklaşımlarına ilişkin fikrî olgunlaşma sağlanabileceğini, sonraki dönemde ise geniş mutabakatla kabul edilerek halkın onayına sunulmasının hedeflenebileceğini ifade etti.

Uçum, 2026 yılı bitmeden MGK kararının alınmasını istedi

Mehmet Uçum, sürecin ilerlemesinde kritik aşamalardan birinin, örgütün fiilî varlığını sona erdirdiğine ve silahların teslim edildiğine ilişkin tespitlerin teyidine dair MGK kararının alınması ve ilan edilmesi olduğunu belirtti. Uçum, bu kararın 2026 yılı tamamlanmadan alınması ve duyurulması için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini savundu. Sürecin tamamlanmasının Türkiye’de yükseliş ve reform döneminin önünü açacağını ifade eden Uçum, değerlendirmesini Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” sürecinin teslimiyet, taviz veya terör örgütüyle pazarlık anlamına gelmediğine ilişkin sözleriyle destekledi. Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın alacağı bir gelecek hedefini hatırlatarak, “Terörsüz Türkiye” sürecinin tamamlanmasının önüne geçilemeyeceğini savundu.