Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya, Bengü Türk TV’de katıldığı programda Türkiye’nin siyasi gündeminden bölgesel gelişmelere kadar birçok konuda değerlendirmeler yaptı. Karakaya’nın açıklamalarında “Terörsüz Türkiye” süreci, muhalefetin tutumu, yaklaşan seçim tartışmaları ve yatırım fonlarına yönelik soruşturma öne çıktı.
Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca ülke içindeki güvenlik politikaları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karakaya, bölgesel gelişmelerin de sürecin önemini ortaya koyduğunu savundu. Sürece karşı çıkan kesimlerin bir bölümünün Türkiye’ye karşı tutum sergilediğini, bir bölümünün ise siyasi geleceğini ön planda tuttuğunu ileri sürdü.
Karakaya, Terörsüz Türkiye sürecinin bölgesel önemine dikkat çekti
Terörsüz Türkiye sürecinin 22 Ekim 2024’te başladığını hatırlatan Mevlüt Karakaya, aradan geçen dönemde bölgesel gelişmelerin sürecin önemini daha görünür hale getirdiğini söyledi. Başlangıçta daha çok Türkiye’nin iç güvenliği ve iç cephe açısından ele alınan sürecin, bugün bölgesel güvenlik perspektifiyle de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karakaya, Türkiye’nin uluslararası alandaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karakaya, Türkiye’nin bölgesinde söz sahibi olan ve küresel ölçekte etkili bir aktör haline gelen ülke konumunda bulunduğunu savunarak, terörün sona erdirilmesinin bölgesel huzur açısından da önem taşıdığını ifade etti.
“Kendi geleceklerini düşündükleri için karşı çıkıyorlar”
MHP’li Karakaya, Terörsüz Türkiye sürecine yönelik itirazları iki farklı grupta değerlendirdi. İlk grupta Türkiye’ye karşı olduğunu düşündüğü çevrelerin bulunduğunu ileri süren Karakaya, ikinci grupta ise siyasi hesaplarla hareket ettiğini savunduğu kesimlerin yer aldığını söyledi. Karakaya, bu değerlendirmesini, “Kendilerini ayakta tutabilmek, kendi geleceklerini düşündükleri için Terörsüz Türkiye’ye karşı çıkıyorlar” sözleriyle dile getirdi. Siyasi partilerde yaşanan ayrılıklara da değinen Karakaya, 2023 seçimlerinden sonra İYİ Parti’de yaşanan çözülme ve milletvekili ayrılıklarını örnek gösterdi. Bazı siyasetçilerin ülke çıkarlarından önce kendi siyasi geleceklerini düşündüğünü savunan Karakaya, MHP’nin temel yaklaşımını ise “Önce ülkem ve milletim, sonra partim” sözleriyle açıkladı.
Karakaya’dan Türkiye’nin dış politikasına ilişkin değerlendirme
Türkiye’nin dış politika performansını da değerlendiren Karakaya, ülkenin bölgesel gelişmeler karşısında önemli bir konumda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin kendi güvenliğinin yanı sıra çevresindeki bölgelerde huzurun sağlanmasını da hedeflemesi gerektiğini belirten Karakaya, bölgesel iş birliğinin önemine işaret etti. Türkiye’nin tek başına istikrarlı bir ülke olmasının yeterli olmadığını savunan Karakaya, bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesinin de temel hedefler arasında bulunması gerektiğini söyledi.
Mekke İttifakı ve NATO vurgusu yaptı
Mekke İttifakı’na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karakaya, uluslararası anlaşmaların hazırlanması, imzalanması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmesi süreçlerine değindi. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumuna dikkat çeken Karakaya, Türkiye’nin ittifak içinde söz sahibi ve güçlü bir ülke olduğunu ifade etti. Bölgesel güvenlik iş birliklerinin Türkiye’nin dış politikadaki hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Karakaya, bu tür girişimlere yönelik itirazların ülkenin bölgesel istikrar hedefleri açısından ele alınması gerektiğini söyledi. Karakaya, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreçteki tutumuna ilişkin de değerlendirmede bulunarak, Kılıçdaroğlu’nun gelinen noktada gerçekleri daha iyi gördüğünü düşündüğünü dile getirdi.
Türkiye-Azerbaycan ilişkileri için kardeşlik mesajı verdi
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere de değinen Mevlüt Karakaya, iki ülke arasındaki bağların önemini vurguladı. “İki devlet, tek millet” anlayışının Türk Devletleri Teşkilatı kapsamındaki çalışmalarla daha da güçlenmesini temenni etti. Türk devletlerinin egemenliğine ve uluslararası hukuka saygının önemine işaret eden Karakaya, kardeşlik ilişkilerinin karşılıklı hassasiyetlerin gözetilmesini gerektirdiğini belirtti. Türkiye’den yapılan bazı açıklamaların Azerbaycan’da rahatsızlık yarattığını ifade eden Karakaya, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaklaşımının son günlerde iki ülke arasındaki ilişkiler bakımından katkı sağladığını savundu.
“Seçim zamanında yapılacak” dedi
Türkiye’deki seçim takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karakaya, seçimlerin 2028 yılında yapılmasının beklendiğini söyledi. Seçimin öne alınması tartışmalarına değinen Karakaya, mevcut koşullarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı bakımından TBMM’nin alacağı kararın önem taşıdığını ifade etti. Karakaya, seçimlerin zamanında yapılacağı görüşünü dile getirerek, siyasi gündemdeki erken seçim tartışmalarına ilişkin değerlendirmesini paylaştı.
CHP ve Yeni Parti’nin cumhurbaşkanı adayı tartışmasına değindi
Muhalefetin olası cumhurbaşkanı adaylarına ilişkin de konuşan Karakaya, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki siyasi süreci değerlendirdi. Karakaya, mevcut gelişmeler çerçevesinde İmamoğlu’nun adaylığının söz konusu olmadığını ileri sürdü. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın adı üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Karakaya, Yavaş’ın siyasi seçeneklerinin daraldığını savundu.
Fon soruşturması için “Ponzi soruşturması” ifadesini kullandı
Mevlüt Karakaya, yatırım fonlarına yönelik soruşturma hakkında da açıklamalarda bulundu. Kamu gücünün kullanıldığı iddia edilen yolsuzluk vakalarıyla finansal piyasalardaki işlemlerin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Karakaya, farklı dosyaların aynı çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Karakaya, kamu görevlilerinin vatandaşlardan ruhsat verme veya iş yerini kapatmama karşılığında para istemesi gibi iddiaların yolsuzluk kapsamında ele alınması gerektiğini ifade etti. Fon soruşturmasında ise yasal işlemlerin arka planında manipülasyon veya müdahale bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini savundu. Soruşturma kapsamında dikkatli davranılması gerektiğini vurgulayan Karakaya, “Çürük elma ile sağlam elmayı birbirine karıştırmamak gerek” dedi. Karakaya, fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde ayrıca, “Bu fon soruşturmasından ziyade bir ponzi soruşturmasıdır” ifadesini kullandı.
