Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MHP’li Mevlüt Karakaya’dan iş dünyasına yapay zekâ mesajı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, yapay zekânın çalışma hayatında oluşturduğu değişimin adil, kapsayıcı ve insan odaklı politikalarla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, yapay zekânın çalışma hayatında

Yapay zekânın çalışma hayatındaki etkileri uluslararası platformlarda tartışılmaya devam ederken, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya’dan önemli değerlendirmeler geldi. Parlamentolar Arası Birliğin (PAB) 153. Genel Kurulu kapsamında düzenlenen “Yapay Zekâ ve Çalışma Hayatının Geleceği” başlıklı panelde konuşan Karakaya, teknolojik dönüşümün yalnızca ekonomik verimlilik üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

PAB Sürdürülebilir Kalkınma Daimî Komitesi Üyesi de olan Karakaya, yapay zekânın iş gücü piyasasında meydana getirdiği değişimlerin insan hakları, fırsat eşitliği ve çalışanların güvenceleri çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. Karakaya, teknolojinin ilerlemesiyle ortaya çıkan fırsatların toplumun belirli kesimleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.

Dünyadaki her dört işten biri yapay zekânın etkisine açık

Uluslararası Çalışma Örgütünün 2025 yılı küresel endeksine atıfta bulunan Karakaya, dünya genelinde her dört işten birinin üretken yapay zekânın etkisiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu tablonun çalışma hayatında önemli bir değişimin yaşanacağına işaret ettiğini kaydeden Karakaya, söz konusu gelişmenin bütün mesleklerin ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Karakaya’ya göre yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte birçok mesleğin iş yapış biçimi değişecek, çalışanların üstlendiği görevler yeniden şekillenecek. Bu nedenle teknolojik dönüşümün yalnızca iş kayıpları üzerinden değerlendirilmesi yerine, yeni becerilerin kazanılması ve çalışanların değişen koşullara hazırlanması üzerinde de durulması gerekiyor.

“Bu dönüşümün kimin yararına olacağını sorgulamalıyız”

Yapay zekânın çalışma hayatına etkilerinin yalnızca istihdamdaki değişimlerle sınırlı olmadığını belirten Karakaya, dönüşümün nasıl yönetileceği ve ortaya çıkacak kazanımların kimlere ulaşacağı sorularının da önem taşıdığını dile getirdi. Karakaya, teknolojik gelişmelerin hangi kurallara göre şekilleneceğinin ve bu süreçten hangi kesimlerin yararlanacağının sorgulanması gerektiğini ifade etti. Yapay zekânın verimlilik ve üretkenlik artışı sağlamasının tek başına yeterli olmadığını belirten Karakaya, bu kazanımların adil biçimde paylaşılmasının önemine işaret etti. Çalışma hayatındaki dönüşümün sosyal eşitsizlikleri artırmaması gerektiğini vurgulayan Karakaya, teknolojik gelişmelerin çalışanların haklarını ve ekonomik güvenliğini gözeten bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini kaydetti.

Kadınlar ve gençler için yeni istihdam riskleri gündemde

Mevlüt Karakaya, yapay zekâ kaynaklı değişimlerin kadınlar ve gençler açısından oluşturabileceği risklere de dikkat çekti. Özellikle çalışma hayatına yeni adım atanların istihdam olanaklarının azalmasının, gençlerin iş gücü piyasasına katılımını zorlaştırabileceğini belirtti. Başlangıç düzeyindeki işlerin dönüşmesi veya azalması durumunda gençlerin deneyim kazanabilecekleri fırsatların daralabileceğine işaret eden Karakaya, bu değişimin eğitim ve mesleki beceri politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Gelişmekte olan ülkelerin teknolojik dönüşüme uyum sağlama konusunda karşılaşabileceği güçlükleri de değerlendiren Karakaya, yapay zekâ alanındaki gelişmelerin ülkeler arasındaki kalkınma farklarını derinleştirmemesi gerektiğini söyledi. Karakaya, yapay zekâ uçurumunun mevcut kalkınma uçurumunu büyütmesinin önlenmesi gerektiğini belirterek teknolojinin sağladığı imkânların toplumun bütün kesimlerine adil biçimde ulaştırılması çağrısında bulundu.

Çalışanlar algoritmik kararlara karşı güvence altına alınmalı

Yapay zekâ sistemlerinin iş yerlerinde daha fazla kullanılmasının çalışan hakları açısından yeni düzenlemeleri gerekli kıldığını belirten Karakaya, özellikle ücretleri ve istihdam durumunu etkileyen otomatik kararların şeffaf olması gerektiğini ifade etti. Çalışanların kendileri hakkında verilen algoritmik kararların hangi gerekçelere dayandığını öğrenebilmesinin önemini vurgulayan Karakaya, bu kararlara ilişkin insan değerlendirmesi talep etme imkânının da güvence altına alınması gerektiğini kaydetti. İş yerlerinde kullanılan algoritmaların anlaşılabilir kurallara dayanması, karar süreçlerinin denetlenebilir olması ve insan gözetiminin korunması gerektiğini belirten Karakaya, bu güvencelerin çalışma hayatında temel standartlar arasına girmesi gerektiğine işaret etti.

Türkiye’nin yapay zekâ politikalarında hangi başlıklar öne çıkıyor?

Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki çalışmalarına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonunun önerilerine değinen Karakaya, teknolojik yeniliklerin desteklenmesiyle birlikte ortaya çıkabilecek risklerin de yönetilmesi gerektiğini belirtti. Karakaya’nın değerlendirmelerinde ayrımcılığın önlenmesi, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması ve istihdam piyasasındaki değişimlerin yakından izlenmesi öne çıktı. Yapay zekâ teknolojilerinin farklı toplumsal kesimler tarafından kullanılabilmesi açısından dil çeşitliliğinin de önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin bu alandaki politikalarının yalnızca teknolojik gelişimi değil, aynı zamanda toplumsal kapsayıcılığı ve çalışanların korunmasını da gözetmesi gerektiğini belirten Karakaya, yenilikçilik ile sosyal güvencelerin birlikte ele alınmasının önemini vurguladı.

Ulusal yapay zekâ stratejileri eğitim ve istihdam politikalarıyla birleşmeli

Konuşmasının sonunda iki temel öneri ortaya koyan Mevlüt Karakaya, ulusal yapay zekâ stratejilerinin çalışma hayatı, eğitim ve beceri geliştirme politikalarıyla bütünleştirilmesi gerektiğini söyledi. Teknolojik değişimin gerektirdiği becerilerin çalışanlara kazandırılmasının önemine işaret eden Karakaya, eğitim sistemleriyle istihdam politikalarının birbirini tamamlaması gerektiğini belirtti. Böylece çalışanların değişen mesleki koşullara uyum sağlamalarının ve yeni fırsatlardan yararlanmalarının desteklenebileceğini ifade etti. Karakaya’nın ikinci önerisi ise iş yerlerinde kullanılan algoritmalara ilişkin ortak standartların oluşturulması oldu. Kararların açık gerekçelere dayanması, süreçlerin şeffaf yürütülmesi ve insan gözetiminin sağlanmasının asgari standart hâline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin adil, kapsayıcı ve insan odaklı bir yapay zekâ dönüşümünü desteklemeyi sürdüreceğini belirten Karakaya, bu hedef doğrultusunda parlamentolar arasındaki iş birliğinin önemini dile getirdi.