MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak başlayan Bahçeli, Cumhuriyet’in Türk milletinin iradesini temsil ettiğini söyledi.
Cumhuriyet’i Türk milletinin özgürlüğü ve tarihsel birikiminin sonucu olarak nitelendiren Bahçeli, Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından birinin kurumsallaşmış demokrasi, kalkınmış devlet ve refah içerisinde yaşayan toplum olduğunu ifade etti. Toplumsal değerlerin ve siyasi düzen anlayışının değiştiği bir dönemden geçildiğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin milli ve manevi değerlerini koruyacak siyasi ilke ve vizyonun MHP’nin birikiminde bulunduğunu savundu.
“Terör bitecek, kardeşlik yükselecek”
Konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine de geniş yer ayıran Bahçeli, Türkiye’nin ve bölgenin terörizm başta olmak üzere radikal unsurlardan arındırılmasının tarihî öneme sahip olduğunu dile getirdi. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, Türk milletinin kararını verdiğini ve terörün sona ereceğini söyledi. Siyasi rakiplerinin sürece yönelik eleştirilerini de değerlendiren Bahçeli, çeşitli karalama ve çarpıtmalarla sürecin engellenmeye çalışıldığını öne sürdü. Bahçeli, “Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir” ifadelerini kullandı. Bu hedefin Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bağlantılı olduğunu belirten MHP lideri, Türk dünyasında birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne ilişkin değerlendirme
Bahçeli, Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nde ortaya konulan iş birliği iradesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Zirvede üye ülkeler arasındaki kurumsal bağların güçlendirilmesi, ekonomik, teknolojik, kültürel ve askerî ilişkilerin geliştirilmesi yönünde kararlılık sergilendiğini ifade eden Bahçeli, 167 maddeden oluşan sonuç bildirgesinin ortak geleceğe katkı sağlayacağına inandığını söyledi. Türk dünyasında dil, fikir ve iş birliği birliğinin önemine işaret eden Bahçeli, Hazar ile Akdeniz’in, Issık Gölü ile Van Gölü’nün birbirine yakınlaşmasını simgeleyen ifadelerle Türk devletleri arasındaki bağların güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Bahçeli’den Avrupa’ya İslamofobi ve Türkofobi eleştirisi
Bahçeli’nin konuşmasında Avrupa’da yaşanan toplumsal hareketler de önemli yer tuttu. Fransa’da başlayarak farklı Avrupa ülkelerine yayıldığını belirttiği gösterileri değerlendiren MHP lideri, şiddet olaylarının kamu düzenini ve toplumsal huzuru bozduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin temel hak ve özgürlükler konusundaki hassasiyetini üye ülkelere de hatırlatması gerektiğini belirten Bahçeli, gösterilerin arkasındaki toplumsal ve ekonomik nedenlerin doğru değerlendirilmesini istedi. Avrupa’nın uzun süredir göçmen karşıtlığı, İslamofobi ve Türkofobi üzerinden siyasi rant elde etmeye çalıştığını savunan Bahçeli, bu politikaların sonuçlarının Avrupa toplumlarına yansıdığını ileri sürdü. “Ektiği fitne tohumları kendilerine dönmeye başlamıştır” diyen Bahçeli, Avrupa’nın artan güvenlik kaygıları, ekonomik sıkıntılar, yükselen maliyetler ve azalan sosyal refahla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
“Avrupa’nın pedal çevirecek dermanı kalmamış”
Avrupa’nın geçmişteki ekonomik ve teknolojik üstünlüğünü kaybettiğini savunan Bahçeli, küresel rekabette Avrupa’nın etkisinin giderek azaldığını söyledi. Avrupa için kullanılan “Avrupa bisiklet gibidir, ilerlemek zorundadır, durursa düşer” sözünü hatırlatan Bahçeli, “Avrupa’nın pedal çevirecek dermanı da kalmamış görünmektedir” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin egemenlik hakları kapsamındaki adımlarını sorgulamak yerine kendi ekonomik ve sosyal sorunlarına odaklanması tavsiyesinde bulunan Bahçeli, Türkiye’nin jeopolitik konumu, genç nüfusu, üretim kapasitesi ve devlet tecrübesiyle Avrupa açısından önemli bir ülke olduğunu savundu.
Türkiye-Libya anlaşmasının onaylanmasını değerlendirdi
Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakat Muhtırası’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını olumlu karşıladıklarını belirten Bahçeli, gelişmenin Türkiye’nin egemenlik hakları açısından önem taşıdığını ifade etti. Akdeniz’de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik alanlarında oldubittiye izin verilmeyeceğini söyleyen Bahçeli, bölge ülkeleriyle dostane ilişkilerin geliştirilmesi ve karşılıklı iş birliği mekanizmalarının kurulması gerektiğini dile getirdi. Türkiye-Libya ilişkilerinden rahatsızlık duyduğunu belirttiği ülkeleri de eleştiren Bahçeli, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in yanı sıra Avrupa Birliği’nin gelişmeye yönelik tutumunu değerlendirdi. Avrupa Birliği Komisyonu ve Konsey başkanlarının ortak açıklamasının çelişkili bir yaklaşımı ortaya koyduğunu savundu.
İstanbul’daki diplomasi trafiğine dikkat çekti
Bahçeli, 23 Ekim 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilen dışişleri bakanları toplantısını da Türkiye’nin çok taraflı diplomasi yürütme kapasitesinin göstergesi olarak değerlendirdi. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya’nın dışişleri bakanlarının katıldığı toplantının bölgesel barış ve istikrar açısından önemli olduğunu belirten Bahçeli, yayımlanan ortak bildirinin Filistin başta olmak üzere bölgesel sorunlara ilişkin mesajlar içerdiğini söyledi. Türkiye’nin sahadaki gücü ve diplomatik kapasitesini etkin biçimde kullandığını ifade eden Bahçeli, ülkenin bölgesel meselelerdeki rolüne vurgu yaptı.
Bahçeli’den Mekke Anlaşması mesajı
MHP lideri, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandığını belirttiği ortak savunma anlaşmasına da değindi. Mekke Anlaşması’nın taraflar arasındaki güven, iş birliği ve dayanışmayı artıracağını savunan Bahçeli, anlaşmanın bölgedeki sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisini azaltabilecek önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
