Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu başladı. Forumun açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk devletleri arasındaki tarihsel bağların günümüzün küresel iletişim imkanlarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Fikirden Diyaloğa, İleri” temasıyla gerçekleştirilen forumun yalnızca bir buluşma olmadığını belirten Duran, Türk dünyasının ortak hafızasını ve iletişim kapasitesini geliştirmeyi hedefleyen bir girişim olduğunu söyledi.
“Birlik olma ihtiyacımız hiç değişmedi”
Türklerin tarih boyunca geniş coğrafyalarda devletler ve medeniyetler kurduğunu hatırlatan Duran, Türk Devletleri Teşkilatı’nın bu teşkilatlanma geleneğinin günümüzdeki en geniş örneklerinden biri olduğunu dile getirdi. Duran, 1992 yılında Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Toplantısı’nın yine 30 Ekim tarihinde Ankara’da gerçekleştirildiğini anımsatarak, aradan geçen süreçte işbirliğinin Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında kurumsallaştığını belirtti. Bugün ise liderler düzeyindeki işbirliğinin yanında güçlü bir fikir ve iletişim platformu oluşturmayı amaçladıklarını kaydeden Duran, “Yıllar içerisinde güzergahlar değişse de birlik olma ihtiyacımız hiç değişmemiştir” ifadelerini kullandı.
Kaşgarlı Mahmud ve Gaspıralı’nın ortak mirasına vurgu yaptı
Konuşmasında Türk dünyasının ortak kültürel ve dilsel geçmişine değinen Duran, 11’inci yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un kaleme aldığı Divanu Lugati’t-Türk’ün farklı Türk boylarını ortak bir dil ve coğrafya anlayışıyla bir araya getirdiğini söyledi. Duran, İsmail Gaspıralı’nın yayımladığı Tercüman gazetesiyle Kırım’dan Türkistan’a uzanan geniş coğrafyayı aynı yayın çatısı altında buluşturduğunu belirterek, “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışının günümüzde de yol gösterici olduğunu ifade etti. Türk Dünyası Diyalog Forumu’nun da bu tarihsel birikimi 21’inci yüzyılın küresel iletişim ortamına taşıma amacı taşıdığını dile getirdi.
“Türk dili modeli stratejik öneme sahip”
Duran’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de yapay zeka ve dijital içerik üretimi oldu. Yapay zeka modellerinin dijital ortamdaki verileri işleyerek yeni bilgiler ürettiğini belirten Duran, bu sistemlerin hangi kaynaklardan beslendiğinin büyük önem taşıdığını söyledi. Türk dünyasının kendi dilinde ve kendi kaynaklarına dayanan nitelikli içerikler üretmesi gerektiğini vurgulayan Duran, aksi durumda Türk dünyasına ilişkin anlatının başkaları tarafından şekillendirilebileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk dili modeli çağrısının bu açıdan stratejik önem taşıdığını belirten Duran, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde 34 harfli Ortak Türk Alfabesi önerisinde uzlaşılmasının da ortak hafızanın güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu ifade etti.
Ortak medya ekosistemi kurulması hedefleniyor
Türk dizilerinin dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca izleyiciye ulaştığını, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sinemalarının da uluslararası festivallerde daha görünür hale geldiğini belirten Duran, ortak film, dizi ve belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Duran, Türk dünyasının ortak hikayelerini birlikte anlatabilecek bir medya ekosistemi oluşturmasının önemine işaret etti. Forum kapsamında düzenlenecek “Türk Dünyasında Medya ve İletişim” panelinin de bu hedef doğrultusunda önemli bir adım olmasını temenni etti.
Dezenformasyonla mücadele ortak güvenlik meselesi
Duran, dijital çağda dezenformasyon, manipülasyon ve algı operasyonlarının Türk dünyası açısından oluşturduğu risklere de değindi. İletişim Başkanlığı bünyesinde 2022 yılında Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin kurulduğunu hatırlatan Duran, geçen yıl aralık ayında Ankara’da Türk Devletleri Dezenformasyonla Mücadele Forumu’nun gerçekleştirildiğini aktardı. Türk dünyasına yönelik dezenformasyon girişimlerinin ülkelerin ortak hassasiyetlerini hedef alabildiğini belirten Duran, bu tehdide karşı teyit faaliyetlerinin tek tek kurumların sorumluluğu olmaktan çıkarılarak ortak bir refleks haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
“Türk dünyasının ortak yüzyılı kendi sesiyle konuşacak”
Forumun iki gün boyunca farklı paneller ve oturumlarla devam edeceğini belirten Duran, özellikle medya ve iletişim ile Gaspıralı başlıklarının önemine işaret etti. Türk devletleri arasında kurulacak ilişkilerin forum süresiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Duran, düzenli istişare mekanizmalarının oluşturulmasını temenni etti. Konuşmasını ortak gelecek vurgusuyla tamamlayan Duran, “Bizim kuşağımızın sayfası, ortak olanın dağılmaya yüz tuttuğu bir çağda yazılmaktadır. Onu birlikte yazarsak, Türk dünyasının ortak yüzyılı da kendi sesiyle konuşacaktır” dedi.
